9 Haziran 2026 Salı

Ekonomide yavaşlama

 

Ekonomide gerçekler ve büyüklere masallar

Mustafa Durmuş

9 Haziran 2026


Türkiye’de yüksek enflasyon sürerken, ekonomik büyüme yavaşlıyor, yoksulluk artıyor. Buna rağmen siyasal iktidar işlerin iyi gittiğini söylemeye devam ediyor.

TÜİK, bu yılın ilk çeyreğine (Ocak-Şubat-Mart) ait ekonomik büyüme (GSYH) verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye ekonomisi bir süredir düzenli bir ekonomik yavaşlama sürecine girdi. Öyle ki bu yılın ilk üç ayında GSYH ancak yüzde 2,5 oranında büyüyebildi. Oysa geçtiğimiz yılın ikinci çeyreğindeki büyüme hızı bunun neredeyse iki katı idi (yüzde 4,7).

Büyüme hızındaki gidişat son beş çeyrektir şöyle: 2025/I: %2,5; 2025/II: %4,7; 2025/III: %3,8; 2025/IV: %3,4; 2026/I: %2,5. Yani ekonomi beş çeyrek öncesindeki düşük büyüme hızına geri döndü. (1)

Ayrıntılar daha ciddi sorunlara işaret ediyor!

Dahası ekonomik büyüme, harcamalar yönünden; esas olarak hane halkı tüketiminin yüzde 4,8 ve devletin tüketiminin yüzde 2,1 artmasıyla (toplam yüzde 6,9) sağlanmış görünüyor. Bu dönemde yatırımlardaki artış ise yüzde 3 ile sınırlı kaldı. Üretim yönünden ise sanayi üretimin yüzde 0,8 oranında azaldığını belirtmek gerekiyor ki bu durum sanayi istihdamı açısından önemli sorunlara işaret ediyor.

Bu süreçte ihracatın yüzde 12,7 ve ithalatın yüzde 2 oranında azalmış olması, ekonominin motoru olduğu ileri sürülen dış ticaret sektörünün de tökezlediğinin bir kanıtı.

Ekonomi ihracat yoluyla büyütülemeyince, geriye içerdeki tüketim harcamalarını artırarak ekonomiyi büyütme yolu kalıyor. Ancak onun önündeki en büyük engel; yüksek enflasyon, ağır vergiler, çok kötü bir gelir dağılımı ve yoksullaşmanın, toplumun büyük bir kesiminin satın alma gücünü ciddi oranda düşürmüş olması.

Yani reel ücretler çok düşük, faizler çok yüksek olduğunda ekonomiyi reel olarak büyütmek zorlaşıyor çünkü tüketiciler harcama yapamıyor ya da artan belirsizlikler ve yüksek bireysel borçlar yüzünden temkinli davranıyorlar. Böyle bir büyümeyi iktidar yanlısı iktisatçıların dahi savunabilmeleri zor.

Emekçiler daha da yoksullaştı

İşçi sınıfı ve diğer emekçilerin milli gelirden aldığı payın geçen yılın aynı çeyreğindeki gibi yüzde 42,7 ile sınırlı kalması, emekleriyle geçinen milyonlarca insanın refahının artmadığını, hatta yüksek vergiler ve yüksek enflasyon yüzünden bu kesimin daha da yoksullaştığını gösteriyor.

Nitekim bu yılın mayıs ayında TÜİK’in aylık enflasyon oranının yüzde 1,71 ve yıllık oranın yüzde 32,24 olarak açıklanması (2), sadece yoksullaşmanın artarak sürdüğünü değil, aynı zamanda enflasyonla mücadelenin de başarısız olduğunu gösteriyor.

Kaldı ki TÜİK’in açıkladığı resmi enflasyon verileri ile ilgili güvensizlik sürüyor. Nasıl sürmesin ki: TÜİK’in aylık enflasyonu yüzde 1,71 ve yıllık enflasyonu yüzde 32,61 olarak açıkladığı bir anda, bağımsız iktisatçılar kuruluşu ENAG bunları sırasıyla; yüzde 2,16 ve yüzde 53,13 olarak açıkladı. (3) Yani iki kuruluşun verileri arasındaki fark neredeyse iki kat.

Emekli ücreti ve asgari ücret erimeye devam ediyor!

Yüksek enflasyon sonucunda beş ayda en düşük ücretli bir işçi emeklisinin aylık ücretindeki azalma 2,822 TL oldu ve net 20,000 TL’den 17,178 TL’ye düştü.

Benzer bir durum asgari ücretliler için söz konusu. Bu beş aylık süredeki ücret erimesi 3,962 TL oldu ve net 28,075 TL’den 24,114 TL’ye düştü.

Dahası, sorun yoksullaşmanın artmasının da ötesine geçti. Artık potansiyel bir açlık ya da eksik beslenme sorunu var. Çünkü yoksul hanelerin gıda harcamalarına ayırdığı pay giderek azalıyor.

TÜİK’e göre 2024 yılı sonunda; hane halkının gıda ve alkolsüz içkiler için ayırdığı pay toplam harcamalarının yüzde 18,1’ini oluşturuyordu.  2025 yılı sonunda bu pay yüzde 17,3’e düştü.

Çünkü konut ve kira harcamalarının payı arttı. Öyle ki 2024 yılında konut ve kira harcamalarının payı yüzde 26 iken, bu pay 2025 yılı sonunda yüzde 29,3’e yükseldi. (4)

Özetle, halkımız artık evinin kirasını ödeyebilmek için boğazından kısmak zorunda kalıyor.

Bu gerçekler ortada iken, bizlere anlatılan her ekonomik başarı hikayesi büyüklere masallardan başka bir şey değil.

Dip notlar:

(1) TÜİK, Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, I. Çeyrek: Ocak-Mart 2026 (1 Haziran 2026).

(2) TÜİK, Tüketici Fiyat Endeksi, Mayıs 2026 (5 Haziran 2026).

(3) https://x.com/ENAGRUP/status/2062765105914245574 (8 Haziran 2026).

(4) TÜİK, Hane halkı Tüketim Harcaması, 2025 (2 Haziran 2026).