2026 ve sonrası: finansal kriz, emperyalist
savaş ve otokrasi (II)
Altın fiyatındaki hızlı yükseliş (ve iniş)
(b)
Mustafa Durmuş
13 Şubat 2026
Dünyada altın fiyatının uzun vadede artmasının bir
diğer nedeni, yatırımcıların portföyünde spekülatif amaçlarla giderek daha
fazla altın kullanılmasıdır. Keza altının sadece “güvenli liman” olmaktan çıkıp,
yatırım varlığı olarak büyümesindeki önemli bir başka etkin, profesyonel
olmayan yatırımcıların altın satın almasını kolaylaştıran altın ETF'lerinin
(borsa yatırım fonları) yükselişidir. (1)
Altın, doların yerine “güvenli liman”
oluyor!
Altına yönelimdeki asıl etken, kuşkusuz, ABD dolarının
giderek “güvenli liman” olma özelliğini kaybetmesidir. Yani küresel finansal piyasalarda,
Trump’ın izlediği politikaların ve doların neden olduğu belirsizlikler, altının
“güvenli liman” olma rolünü üstlenmesiyle sonuçlanıyor.
Çünkü bir finansal varlık olarak altın, temettü sağlayan
hisse senetleri veya kupon ödemesi sunan tahviller gibi gelir sağlamaz. Bu
nedenle iyi zamanlarda altın, hisse senetleri ve tahviller lehine terk edilir. Ancak,
risk ve belirsizliğin arttığı dönemlerde altının fiziksel olarak varlığı ona
değer kazandırır.
Bu durum, finansal kriz (ve ardından gelen devlet borç
krizi) sırasında ve Covid-19 döneminin başlangıcında görüldü. Bu dönemde hem
hisse senedi fiyatları hem de faiz oranları düşüktü (faiz oranları tarihsel
olarak en düşük seviyelerdeydi) ve altın, riskine göre daha yüksek getiri şansı
sunduğu için, tercih edilen varlık haline geldi. (2)
Savaşlar, çatışmalar, Trumpçı gümrük vergileri
Altının fiyatındaki hızlı çıkış ve iniş dönemleri
genellikle jeopolitik risklerin arttığı dönemlerdir. Şu anda Ukrayna'da sürmekte
olan savaş, Filistin’in işgali ve Suriye’deki devam eden çatışmalar ve gerilimler,
Venezuela müdahalesi ve Grönland ve İran konusu bu jeopolitik riskleri
oluşturuyor.
Ancak altın fiyatını daha da yukarı çeken şeyin,
Trump'ın açıkladığı gümrük vergilerinin yarattığı belirsizlikler olduğunu
vurgulamak gerekir. Bu sadece uluslararası ticaret ve büyümeyle ilgili değil,
aynı zamanda küresel finansal sistem üzerindeki etkileriyle de ilgili bir husustur.
Ciddi ekonomik krizler ve/veya finansal
çöküşler
Geçmişte de altın fiyatında (dolar cinsinden
ölçüldüğünde) birkaç kez yukarı doğru patlamalar oldu. Yani ulusal ekonomilerde enflasyon hızla
yükseliyorsa, finansal bir çöküş riski varsa, kapitalist üretimdeki tüm bu
krizler ulusal para biriminin (ve uluslararası bir para birimi olarak doların)
değerinin düşmesi anlamına gelir. Böylece altın, ulusal paralara karşı cazip
bir alternatife dönüşür.
Nitekim altının tarihsel olarak fiyatına bakıldığında;
1970'lerde küresel ekonominin küçülmeye girmesiyle birlikte petrol
fiyatlarındaki şoklara tepki olarak yükseldiği, buna karşılık 1990’ların
sonunda borsalar patlama yaşarken ve 2009’dan sonra küresel ekonomi
toparlanırken düştüğü görülür.
Ancak altının (başlıca para biçimi ve nihai değer
standardı olarak) sonu, 1970’lerde ABD’nin artık doları sabit miktarda altınla
değiştirmeme kararıyla geldi. Böylece “altın standardı” sona erdi ve yerini “dolar
standardı” aldı.
“Devalüasyon ticareti”
Altın fiyatındaki benzeri görülmemiş artış, “devalüasyon
ticareti” olarak adlandırılan durumun bir sonucu da olabilir. Bu ticaret, kamu ve özel finans kurumlarının,
özellikle dolar nakit ve dolar borçları olmak üzere, ABD finansal varlıklarını
elden çıkarmaları anlamına geliyor. Çünkü finansal yatırımcılar ve spekülatörler,
sahip oldukları varlıkların dolar değerinin düşeceğinden (doların daha da değer
kaybetmesinden) korkuyorlar ki bunun aşağıda açıklanan bazı haklı nedenleri var
(3):
İlk olarak,
Trump ABD’de enflasyonun hızla düştüğünü iddia etse de kanıtlar bunun tam tersini
gösteriyor. (Enflasyon ulusal para biriminin değerini düşürür).
İkinci olarak,
dolar üzerinden elde edilen faiz geliri ile diğer para birimleri (özellikle Euro
ve Yen) üzerinden elde edilen faiz geliri arasındaki fark giderek açılıyor. Finansal yatırımcılar, önümüzdeki bir yıl
içinde ABD’de faiz oranlarının (ve gelirlerinin) diğer büyük ekonomilere göre
daha fazla düşeceğini düşünüyor olabilirler.
Üçüncü olarak, Trump
faktörü de doların değerinin son dönemdeki düşüşünde rol oynuyor. Onun öngörülemezliği, diğer ülkelere karşı
uyguladığı zorbalık, dolar varlıklarına sahip yabancı yatırımcıları yani ABD'ye
yatırım yapan şirketleri, ABD hisse senetleri ve tahvillerine sahip finans
kurumlarını ve ABD kısa vadeli varlıklarına (nakit ve hazine bonoları) büyük
miktarda sahip diğer merkez bankalarını, diğer para birimlerine veya altına
yönelmek zorunda bırakıyor.
Dördüncü olarak,
merkez bankası rezervleri ve uluslararası ticaret ve finans işlemlerinde
dünyanın en önemli para birimi olan dolar, onlarca yıldır kademeli bir düşüş
eğiliminde. Yani diğer merkez bankaları
rezerv olarak giderek daha fazla altın tutmaya yöneldiler. Çünkü altını Trumpçı
gümrük vergilerine karşı bir koruma önlemi olarak görmeye başladılar. Örneğin
artan ABD gümrük vergileriyle karşı karşıya kalan azgelişmiş ekonomilerdeki
birçok merkez bankası, doların uluslararası ticarette daha az gerekli hale
gelmesiyle, altın rezervlerini artırmaya karar verdi.
Son olarak, ABD'nin
endüstriyel gücündeki temel düşüş (özellikle de Çin karşısındaki), onlarca
yıldır doların değerini zayıflattı (aslında Trump'ın tersine çevrilmesi
gerektiğini düşündüğü şey de bu: endüstriyel hegemonyasını geri kazanarak “Amerika'yı
Yeniden Büyük Yapmak/MAGA”.
Altındaki fiyat düşüşlerinin nedenleri?
Peki altın (ve gümüş) fiyatındaki ocak ayı sonunda
gerçekleşen keskin düşüşün nedenleri neler olabilir?
Öncelikle, finansal getiri ancak eldeki finansal varlık
satıldığında gerçekleşir. Finansal yatırımcılar da en yüksek getiriyi sağlamak
için, muhtemelen aşırı yüksek bir piyasada tuttukları değerli metali satarlar.
Bu işlemlerle bağlantılı olarak fiyat düşer ve bu satışları daha da artırır. (Fiyat
düşerken altın ve gümüş satışlarının azalması arz-talep yasasının altın gibi
piyasalarda işlememesidir).
“Stop Loss”
Buna” stop-loss” işlemleri (varlıkların belirli bir
fiyatın altına düşmesi durumunda otomatik olarak satılması) ve hedge fonları ve
diğer kurumsal traderler tarafından yapılan satışlar da dahil edilebilir. Bu
yatırımcılar, büyük kayıpları önlemek için açık pozisyonlarını kapatmak
zorundadır. Bu durum da altın (ve gümüş) satışlarını ve beraberinde fiyat
düşüşünü getirir. Sonuçta, bu piyasada her zaman düzeltme olur ama altının
çıkışına neden olan faktörler varlığını sürdürdükçe altında yükselişin sürmesi
beklenmelidir. (4)
Fed Başkanı değişikliği
Bu nedenlere, Trump'ın, Warsh'ı bir sonraki Fed Başkanlığı
için seçtiğini açıklaması ilave edilebilir. Çünkü son dönemlerde Walsh
faizlerin düşürülmesi gerektiğini savunuyor. Nitekim Warsh'ın adaylığının açıklanmasının
ardından dolar güçlendi. Keza fiyat çakılması, bu değerli metallerin
fiyatlarının “çok hızlı ve çok fazla yükselmesinden” kaynaklanmış olabilir
(aynı hızla düşüş söz konusu olabiliyor).
Ancak altın güvenli liman yatırımı olarak hala uzun
vadeli cazibesini koruyor (nitekim düşüşün ardından mütevazı bir toparlanma söz
konusu oldu). Ayrıca merkez bankaları ve yatırımcıların bu metale karşı güçlü
talebi sürüyor. Dolayısıyla, doğrusal gitmese de uzun vadede altının (ve
gümüşün) fiyatının artması beklenebilir. (5)
Türkiye neden altına yöneliyor?
Türkiye’de de altın (ve gümüş) fiyatı son yıllarda çok
keskin bir biçimde arttı. Bunun kuşkusuz ilk nedeni, Türkiye’de 2025 yılında, Yİ-ÜFE
ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından, külçe altının yüzde 3,75; BİST 100 Endeksinin
yüzde 2,81; mevduat faizinin (brüt) yüzde 2,22; Euro’nun yüzde 1,56 ve doların
yüzde 0,21 oranlarında yatırımcılarına getiri sağlaması. TÜFE ile
indirgendiğinde ise (reel getiri) külçe altın yüzde 3,61; BİST 100 Endeksi yüzde
2,67, mevduat faizi (brüt) yüzde 2,08; Euro yüzde 1,42 ve dolar yüzde 0,07
oranında yatırımcısına reel getiri sağladı. (6) Yani altın hepsinden daha fazla
getiri sağladı.
Bunların dışında ülkeye özgü aşağıda sıralanan başka
nedenler de söz konusu:
▪ABD’nin merkezinde yer aldığı jeopolitik gerilimler
karşısında doların istikrarsızlaşmasının neden olabileceği “döviz krizlerine
düşme kaygısı” ve Rusya’ya bir dönem uygulandığı gibi, uluslararası “finansal
ödemelerde ABD kaynaklı engellerle karşılaşma riski”, T.C. Merkez Bankası’nın
altın biriktirmesine yol açıyor. Bu da ithal bir meta olan altının fiyatını
yükseltiyor.
Nitekim, 30 Ocak 2026 tarihinde döviz varlıkları (bir
önceki haftaya göre), yüzde 2,4 azalarak 76,6 milyar dolara gerilerken, altın
cinsinden rezerv varlıkları yüzde 3,4 artarak 133,8 milyar dolara yükseldi. (7)
▪ABD dolarının yüzde 57’lik bir pay ile hala dünyanın
en büyük rezerv parası olması; buna karşılık avronun payının yüzde 16’da
kalması ve Çin yuanının çok daha küçük bir paya sahip olması, “doların
hegemonyasına karşı bir güvence olarak” altına yönelime neden oluyor.
▪Endüstriyel altın talebindeki artış (kuyumculuk,
elektronik, dişçilik, madalyon ve hatıra para basımı).
▪Servet saklama ve yatırım amaçlı ve spekülasyon
amaçlı altın talebi.
▪
Bunlara ilave olarak, altının “kötü günler” için güvence olarak saklanması,
kayıt dışılık, düğünlerde takı olarak yaygın biçimde kullanılması da altına
yönelimde önemli faktörler arasında sayılabilir.
Ancak,
Türkiye’deki bazı süper zenginlerin külçe altına yönelmelerinin tek nedeni
vergi kolaylığı değil zira sermaye sınıfı zaten her türden vergi teşvikinden
yararlanıyor.
Bu
noktada bir başka etken devreye giriyor: külçe altın, dövizden daha kolay biçimde
karayolu (TIR’larla) ya da hava yolu ile (özel jetlerle) yurt dışına
götürülebiliyor. Ülkedeki kayıt dışılığın ve kara para aklamadan kaynakla
servet birikiminin yüksek düzeylerde olması ve mücevherat ve kuyumculuk
sektörünün önde gelen firmalarının siyasal iktidara çok yakın firmalar olması
da altıncılık sektörünün teşvik edilmesini sağlıyor.
Devam edecek…
Dip notlar:
(1) https://theconversation.com/the-rise-and-fall-and-rise-again-of-gold-prices-whats-going-on (3
Şubat 2026).
(2) Agm.
(3) https://grossmanite.medium.com/us-empire-on-the-precipice-jobs-market-enters-recessionary-territory-as-oil-price-sinks-and-100def36d9ed (18
Ocak 2026).
(4) https://theconversation.com/the-rise-and-fall-and-rise-again-of-gold-prices-whats-going-on
(3 Şubat 2026).
(5) https://www.forbes.com/sites/conormurray/2026/02/02/gold-and-silver-price-plummets-dont-worry-analysts-heres-why
(2 Şubat 2026).
(6) https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Finansal-Yatirim-Araclarinin-Reel-Getiri-Oranlari-Aralik-2025
(8 Ocak 2026).
(7) TCMB,
Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi Gelişmeleri (30 Ocak 2026).