Yapay zekâya dönük dev teknolojisi
yatırımları (b)
2026 ve sonrası: finansal kriz,
emperyalist savaş ve otokrasi (IV)
Mustafa Durmuş
21 Şubat 2026
ABD’nde, yapay zekayı eğitmek ve kullanmak için
gerekli olan bilgisayarları, veri merkezlerini ve diğer fiziksel altyapıları
inşa edebilmek için tarihsel olarak eşi görülmemiş bir yatırım harcaması patlaması
yaşanıyor.
Öyle ki daha akıllı yapay zekâ sistemleri inşa etmek
için yarışan hiper ölçekli şirketler tarafından halihazırda yüz milyarlarca
dolar harcandı ve büyük teknoloji şirketlerinin yatırımları bu yıl da tüm
önceki rekorları kırmaya hazırlanıyor.
Meta, Alphabet, Amazon ve Microsoft gibi hiper ölçekli
şirketlerin fiziksel sermaye harcamaları, geçen yılki 370 milyar dolardan bu
yıl 600 milyar doları rahatlıkla aşacak boyuta ulaştı. Sadece Alphabet’in, 2026
yılında harcamalarının 175-185 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Meta'nın
harcamaları 115 milyar doları, Amazon'un harcamaları ise 200 milyar doları
aşacak gibi görünüyor.
Veri merkezi, bilgisayar ve yazılım yatırım
harcaması 1 trilyon doları aştı!
Böyle bir yatırım harcaması patlaması ortamında, veri
merkezi inşaatına yapılan harcamalar yeni bir rekor seviyeye ulaştı ve şu anda
yıllık 42 milyar doları aşarak, 2022'nin sonlarında ChatGPT'nin piyasaya
sürülmesinden bu yana yüzde 300'ün üzerinde bir artış gösterdi.
Ancak bu rakam, tesislerde bulunan pahalı GPU'lar,
TPU'lar ve diğer elektronik cihazların çok daha yüksek maliyetlerini
kapsamıyor.
Bu bilgisayarlar ve ilgili çevre birimlerine yapılan
gerçek sabit yatırımlar, yıllık bazda 270 milyar doların üzerine çıkarak rekor
seviyeye ulaştı. Bu rakam, geçen yıla göre yaklaşık yüzde 50, ChatGPT'nin
piyasaya sürülmesinden bu yana ise yüzde 77 artış gösterdi. Özetle, yapay zekâ
bağlantılı veri merkezi, bilgisayar ve yazılım yatırımlarına yapılan
harcamaların toplamı şu anda yıllık 1 trilyon doları aşıyor ve rekor biçimde
ABD ulusal hasılasının yaklaşık yüzde 3,5'ine denk düşüyor. (1)
(Kaynak: https://www.bis.org/publ/bisbull120.pdf, 7 Ocak 2026)
Büyük bir kumar oynanıyor
Diğer yandan, ABD’de yapay zekanın başarısı üzerine
küresel ve tarihsel olarak eşi benzeri görülmemiş bir kumar oynanıyor. Öyle ki
ekonominin bir parçası olarak, bu yapay zekâ patlaması, şimdiden Amerikan
ekonomisinin tarihindeki en büyük ama birazdan açıklayacağımız nedenlerden
ötürü en riskli yatırımlardan biri haline geldi.
Kuşkusuz, getirisi belli olmamasına rağmen yapılmakta
olan bu düzeydeki bir yatırım harcaması rasyonel değil. Ama bu durum ABD’ye hiç
yabancı değil. Amerika büyük altyapı projeleri inşa ettiğinde, genellikle aşırı
inşaat yapılır: 19. yüzyıl demiryolları
ve 20. yüzyıl internet yatırımlarının hep aşırı inşaat ve balonla sonuçlandığı
unutulmamalı.
Gerçekte karşılığı çok az olan bir heyecan ve coşku var
Teknoloji alanında balon şişirilmesi yeni bir durum değil.
“Dotcom balonu” sırasında büyük yükselişler ve düşüşler yaşandı ve bazı
teknoloji platformlarının popülaritesi (örneğin Covid-19 sırasında) hızla
arttı. Bu teknolojik değişimlerin her biri gerçekti ancak potansiyelleriyle
ilgili coşku, şirketlerin popülerliği kalıcı kâra dönüştürme yeteneklerinin çok
ötesine geçtiğinde, bu performans balona dönüştü.
Yapay zekâ coşkusundaki artış da benzer bir his
uyandırıyor. Günümüzün sistemleri gerçekten etkileyici ve bunların önemli bir
ekonomik değer yaratacağını hayal etmek kolay. Asıl zorluk, şirketlerin bu
değerin ne kadarını gerçekten realize edebilecekleri. (2)
Çünkü yapay zekâ tüm sektörleri yeniden
şekillendirebilir ancak bu göz kamaştırıcı potansiyel hızlı bir şekilde istikrarlı
ve kârlı bir talebe dönüşmezse, sözü edilen coşku ve heyecan şaşırtıcı bir hızla
kaybolabilir ve bu balon hızla sönümlenebilir.
Yatırımların getirisi çok düşük, kârlılık
neredeyse yok!
Peki bu neden böyle?
Büyük teknoloji şirketleri, giderek daha güçlü yapay
zekâ sistemleri ve bunları çalıştırmak için giderek daha büyük veri merkezleri
inşa etmek için muazzam miktarda para harcamaya devam etseler de milyarlarca
dolar kaybediyorlar ve sürdürülebilir bir kârlılığa ulaşma ihtimalleri yok.
Çünkü teknoloji şirketlerinin ve finansman sağlayan risk
sermayesi ortaklarının bu parayı ne kadar süreyle akıtmaya devam edecekleri
henüz belli değil. Ayrıca, büyük teknoloji şirketlerine ve yapay zekâ
sistemlerine karşı halkın duyduğu güvensizlik ve bundan kaynaklanan hoşnutsuzluk
giderek artıyor.
Yapılan 560 milyar dolarlık harcamaya
karşılık sağlanan brüt gelir: 35 milyar dolar!
Nitekim, yapay zekâ hakkında medyada yer alan tüm
olumlu haberlere rağmen, teknoloji yorumcusu Ed Zitron, gerekli gelişmiş grafik
işlem birimlerini üreten şirket olan “Nvidia dışında hiçbir şirket üretken
yapay zekadan kâr elde etmiyor” diyor. Zitron, iş beyanlarını ve raporlarını
inceleyerek şu sonuca varıyor:
“Sözlerini tutarlarsa, 2025'in sonunda
Meta, Amazon, Microsoft, Google ve Tesla, son iki yılda yapay zekâ için 560
milyar doların üzerinde sermaye harcaması yapmış olacak ve bunların hepsi yaklaşık
35 milyar dolar kazanmak için yapılmış olacak.” Dahası, bu 35 milyar dolar kâr
değil, toplam brüt gelir. Kısaca bu şirketlerin her biri yapay zekâ
hizmetlerinden para kaybediyor.
Örneğin Microsoft’un 2025 yılında 80
milyar dolarlık sermaye harcaması yapacağı ve yapay zekâ gelirinin sadece 13
milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Amazon'un öngörülen rakamları ise daha
kötü: 105 milyar dolarlık sermaye harcaması, buna karşılık sadece 5 milyar
dolarlık gelir. Tesla'nın 2025 yılı için öngörülen yapay zekâ sermaye
harcamaları 11 milyar dolar ve muhtemel gelirleri sadece 100 milyon dolar;
analistler, yapay zekâ şirketi xAI'nin ayda yaklaşık 1 milyar dolar zarar
ettiğini tahmin ediyor. OpenAI, 2029 yılına kadar nakit akışının pozitif
olmasını beklemiyor. Şirketin bu hedefe ulaşacağından şüphe etmesi için haklı
nedenleri var: Haftalık 500 milyondan fazla kullanıcısı olduğunu iddia etse de
ancak sadece 15,5 milyon ücretli abonesi var. Zitron'un da belirttiği gibi, bu
“kesinlikle berbat bir getiri oranı.” (3)
Risk sermayesi arzı beşte birden fazla azaldı
Geçen yılın üçüncü çeyreğinde, yapay zekâ firmalarıyla
yapılan risk sermayesi anlaşmaları çeyrek bazda yüzde 22 düştü. Güvenilirlikle
ilgili sorunların devam etmesi ve yeni modellerin eğitiminin maliyetlerinin hızla
artması nedeniyle, 250'den fazla çalışanı olan şirketlerde yapay zekâ
araçlarının kullanımı haziran ayında yaklaşık yüzde 14 iken ağustos ayında yüzde
12'nin altına geriledi. Edge AI & Vision Alliance'a göre, eğitim
maliyetleri 2020'den bu yana yüzde 4.300'ün üzerinde arttı. Bu artışın başlıca
nedenleri, çiplerin ve personel (mühendisler ve araştırmacılar) maliyetlerinin
artması. (4)
Kısacası, sanıldığının aksine, yapay zekâ endüstrisi
kârlılık yönünden çok sorunlu. Karşı karşıya olduğu başka handikapların yanı
sıra, ‘Üretken Yapay Zekâ Sistemleri’nin yaygın olarak benimsenmesi bağlamında
hem teknik olarak kusurlu hem de çok pahalı.
Kârlılık azaldı
Yapay zekadan elde edilen kârlar söz konusu olduğunda,
durum daha net olarak anlaşılıyor. Büyük teknoloji şirketlerinin yıllık kâr
artışları son birkaç çeyrektir sabit veya yavaşlamış durumda ve bunun 2025 ve
2026'da daha da yavaşlaması bekleniyor. (5) Sermayenin kârlılığı azaldığında ise
yeni teknolojilere yatırım yapma motivasyonu azalıyor.
Nitekim, 2022 yılının sonlarından itibaren, ABD'li teknoloji şirketleri hızlı işe alım ve az varlık içeren büyüme modelinden, işe yeni çalışan alımı yapmayan “sermaye yoğun” bir modele geçtiler. Geçtiğimiz yıl boyunca, bu teknoloji şirketleri yaklaşık 20 bin kişiyi işten çıkartırken, net gayrimenkul, tesis ve ekipman varlıkları (sabit sermaye) 215 milyar dolardan fazla artarak, rekor bir büyüme kaydetti. (6)
Kapitalizmin doğasında var
Teknoloji geliştikçe ve sermaye yatırımlarının emeğe
göre oranı arttıkça uzun vadede kâr oranlarında azalma eğilimi görülür. Çünkü kârı
yaratan sadece emektir. Bu durum kapitalizmin doğasında (sermayenin hareket
kanunlarında) mevcut.
Sonuçta (sermayenin değerine göre), kâr giderek azalır.
Kâr oranı düştükçe ve yatırım fırsatları azaldıkça, 'aşırı birikmiş' sermaye
ortaya çıkar (kârlı bir şekilde yeniden yatırılamayan para fazlası, tam
kapasiteyle kullanılamayan fabrikalar gibi).
Değer yaratmak yerine, sadece bir yerden başka bir
yere aktarılan parazitik spekülasyon, kişi başına daha az değer için rekabetin
yoğunlaşmasıyla birlikte artar. Altın, gümüş, kripto paralar ve spekülatif
hisse senetlerinin değerleri rekor düzeyde yükselir ve firmalar giderek daha
çok ve daha çabuk elde çıkarılabilecek araçlara ve nakde yönelirler.
Diğer taraftan, ekonomideki reel büyüme, şişirilmiş
değerlemelerle kıyaslandığında yavaşlama eğilimini sürdürür. Kârlılık düştükçe,
likidite ve krediler kurudukça ve iş kayıpları arttıkça, merkez bankaları temel
faiz oranını düşürmeye devam ederler ki bu da mevcut balonu daha da körükler. Çünkü
yatırımcılar varlıklar ve gelecekteki büyüme üzerine spekülasyon yapmak için
borçlanmaya yönelirler.
Bir başka anlatımla, yapay zekanın geleceği
sorgulanmıyor. Dotcom çöküşünden sonra internet teknolşojisinde olduğu gibi, bu
teknoloji de varlığını sürdürecektir. Sorgulanması gereken, yapay zekâ
hisseleri son birkaç yıldır vaat ettikleri spekülatif getirileri sağlamayı
bıraktığında sermayenin nereye akacağıdır. Bu soru bizi doğrudan Marx'ın aşırı
birikimden kaynaklanan krizlere ilişkin analizine götürür: Marx, birikmiş
sermayenin büyük kısmı artık kârlı bir şekilde yeniden yatırılamadığında
ekonominin krize girdiğini savunur. Sermayenin aşırı üretimi, yeni yatırımların
yeni artı değer yaratamadığı durumlarda ortaya çıkar. Artı sermaye, mal üretimi
yoluyla kârlı bir şekilde emilemediğinde ise spekülatif çıkış noktalarına
yönlendirilir. (7)
ABD’de dev sermaye şirketlerinin yapay zekâ
altyapısına yaptığı harcamalar, artık hane halkı tüketiminden daha fazla GSYH
büyümesine katkıda bulunuyor. Bu, büyümenin üretken genişlemeden çok,
spekülatif yatırımlar tarafından belirlendiğini ortaya koyuyor. Ancak
spekülasyonla şişirilen balon patladığında ekonomik küçülme kaçınılmaz
olacaktır.
Sahte para gibi
Bir yazar, yapay zekâ temelli varlık fiyatı
artışlarını sahte paraya benzetiyor:
“Varlık fiyatlarındaki artışın bir balon
olduğu düşüncesi, bunun gerçeklere dayanmadığı, sahte olduğu düşüncesidir. En
iyi benzetme sahte para olabilir. Diyelim ki, zeki bir kişi, hepimizin gerçek
para olarak kabul edeceğimiz trilyonlarca dolarlık sahte para basmanın bir
yolunu buldu. Bu aslında ekonomi için iyi bir şey gibi görünebilir: sonuçta,
sahte parayla kendileri ve arkadaşları her türlü şeyi satın alacaktır. Bu,
ekonomide talebi artıracak ve istihdam yaratacaktır. Ancak birileri sahtecileri
ifşa ederse, bu talep ve yarattıkları istihdam ortadan kalkacaktır. Kısaca,
sahte parayı basanlar sadece talep yaratmakla kalmıyor aynı zamanda fiyatları
da artırıyorlar. Bu, yapay zekâ balonunda çok net bir şekilde görülebilen
şeydir.” (8)
Sonuç olarak
Bu kadar büyük miktarda para ve kaynak yatırımı, yapay
zekâ eğitmenlerine yapılan astronomik ödemeler ve devasa veri merkezlerinin
inşası, bir yandan yapay zekâ heyecanının borsayı her zamankinden daha yüksek
seviyelere taşımasını sağlarken, diğer yandan şu ana kadar önemli bir gelir
elde edilememiş ve neredeyse hiç kâr elde edilememiş olması, tüm bunların
devasa bir balon olduğunu gösteriyor.
Özetle, büyük yapay zekâ sektörü, yapay zekâ
şirketleri için gelir ve daha da önemlisi kâr olarak gerçekleşmeyecek hayali
sermaye ile finanse edilen dev bir balon gibidir.
Devam edecek….
Dip notlar:
(1) https://www.apricitas.io/p/americas-1t-ai-gamble
(10 Şubat 2026).
(2) https://theconversation.com/is-the-ai-bubble-about-to-burst-what-to-watch-for-as-the-markets-wobble
(18 Kasım 2025).
(3) https://links.org.au/its-time-confront-big-techs-ai-offensive
(13 Ağustos 2025).
(4) https://grossmanite.medium.com/us-empire-on-the-precipice-jobs-market-enters-recessionary-territory-as-oil-price-sinks-and (18
Ocak 2026).
(5) https://thenextrecession.wordpress.com/2025/07/27/ai-bubbling-up (27
Temmuz 2025).
(6) https://grossmanite.medium.com/us-empire-on-the-precipice-jobs-market-enters-recessionary-territory-as-oil-price-sinks-and (18
Ocak 2026).
(7) https://theconversation.com/the-ai-bubble-isnt-new-karl-marx-explained-the-mechanisms-behind-it-nearly-150-years-ago
(30 Kasım 2025).
(8) https://rwer.wordpress.com/2025/10/24/the-ai-bubble-and-counterfeit-money
(24 Ekim 2025).