Yapay
zekanın emek ve çalışma koşulları üzerindeki etkileri
Yapay
zekanın ekonomi ve emek üzerindeki etkileri (VI-b)
Mustafa Durmuş
12 Mart 22026
(The Economist)
Günümüzde üretken yapay zekanın şu ana kadar en çok
tartışılan boyutu istihdam üzerindeki etkisidir. Zira her gün yapay zekâ
alanında yeni atılımlar yaşanıyor ve bu teknolojinin kitlesel işsizliğe
(özellikle de beyaz yakalılar arasında) yol açma potansiyeli hakkında yeni
endişeler ortaya çıkıyor.
İstihdam üzerindeki etkiler
Üretken yapay zekâ (örneğin, ChatGPT) ile ilgili son
gelişmeler, kapitalist ürün ve işgücü piyasalarını kökten değiştirmek üzere
olan yapay zekâ yazılım makinelerinde niteliksel bir sıçramaya işaret ediyor.
Diğer yandan, bu etkileri ortaya koyabilmek amacıyla
bir grup araştırmacı, ChatGPT'nin Kasım 2022'de piyasaya sürülmesinden bu yana
işgücü piyasasının nasıl değiştiğini, özellikle de son 33 ayda işgücü
piyasasındaki meslek dağılımındaki değişimi analiz etti.
ChatGPT tam otomasyon sağlamadı
“ChatGPT gibi üretken yapay zekâ
teknolojileri işleri büyük ölçekte otomatikleştiriyor olsaydı, otomasyon
riskinin en yüksek olduğu işlerde çalışan işçi sayısının azalmasını
beklerdik. Verilerimiz bunun tam tersini
ortaya koydu. Yale Üniversitesi Bütçe Laboratuvarı'nın yeni raporu aracılığıyla,
ChatGPT'nin piyasaya sürülmesinden bu yana işgücü piyasasının genel olarak
istikrarlı olduğunu ve herhangi bir bozulma yaşanmadığını ortaya koyduk. Yani yapay
zekanın iş piyasasını yakında yok edeceği yönündeki korkulara rağmen, işgücü
piyasası genel olarak ani bir çöküşten ziyade, süreklilik gösteriyor. Yapay
zekaya yüksek, orta ve düşük düzeyde ‘maruz kalan’ işlerde çalışanların yüzdesi
zaman içinde oldukça sabit kaldı. Benzer şekilde, yapay zekâ nedeniyle işini kaybeden
işçilerin işsizlik istatistiklerine yansıyıp yansımadığını da inceledik. Yine,
işsizler arasında yapay zekaya maruz kalma oranının arttığına dair bir eğilim
bulamadık. (1)
Yazarlara göre, diğer yandan, “elde edilen bu
bulgular, yapay zekanın son üç yılda hiçbir etki yaratmadığını göstermiyor.
Buradaki ince detay şu: yapay zekâ mesleki kariyerlerinin henüz başındaki
işçilerin işsizliğine neden olabilirken, genel bir işsizlik etkisinden
bahsedebilmek için henüz çok erken. Bunun nedeni, bilgisayar ve internet gibi
dönüştürücü teknolojilerin bile işyerlerindeki etkilerinin tam olarak ortaya
çıkmasının on yıllarca sürüyor olması. Çünkü teknolojinin benimsenmesi,
tamamlayıcı yatırımları, kültürel dönüşümleri ve yasal düzenlemeleri
gerektiriyor”. (2)
300 milyon işi olumsuz etkileyebilir
Diğer yandan, Goldman Sachs, yapay zekanın 300 milyon
işi etkileyeceğini öngörüyor. Kuruluşa göre, yapay zeka bazı işleri ya da
meslekleri ortadan kaldıracak, bazılarını değiştirecek, birçoğunun çalışma
saatlerini azaltacak ve ücretleri düşürecek. Ofis yönetimi
desteği, hukuk, mimarlık ve mühendislik, iş ve finansal operasyonlar, yönetim,
satış, sağlık, sanat ve tasarım işleri, otomasyondan etkilenecek sektörlerden sadece
bazıları. (3)
Ünlü araştırma kuruluşu NBER'e göre, ABD’deki istihdam
ve ücret yapısındaki birçok değişiklik, şirketlerin eskiden insanlar tarafından
yapılan görevleri otomatikleştirmesinden kaynaklandı. Buna “imalatta mavi
yakalı çalışanların yerini alan sayısal kontrollü makineler veya endüstriyel
robotlar ya da büro çalışanlarının yerini alan özel yazılımlar” da dahil.
Kamyon ve taksi şoförleri, kasiyerler, perakende satış elemanları ve imalat
tesislerinde ve fabrikalarda çalışan insanların yerini robotlar ve teknoloji aldı
ve almaya da devam edecek. Sürücüsüz araçlar, fast-food restoranlarındaki
kiosklar ve mağazalardaki kendi kendine yardım, hızlı telefon taramaları
yakında asgari ücretli ve düşük vasıflı işlerin çoğunu ortadan kaldıracak. İster
self-servis kiosklarını devreye sokan ve maliyetleri düşürmek için saatlik
çalışanları işten çıkaran McDonald's olsun, ister borsada milyon dolarlık
bahisler yapmak için traderler yerine yazılıma güvenen üst düzey yatırım
bankaları olsun, şirketler kârlarını artırmak için teknolojiyi uygulamaya ve
çalışanları küçültmeye devam edecekler. Bu eğilim, tüm emekçileri olumsuz
etkileme potansiyeline sahiptir. (4)
Ekonomilerin gelişmişlik düzeylerine göre
etki farklılaşabilir
Azgelişmiş ekonomilerde (genelde), otomasyona açık
olan düşük vasıflı bilişsel ve büro işlerinde çalışanların oranı daha yüksek
olduğundan, yapay zekâ ile birlikte belirli işlerde/mesleklerde başlangıçta iş
kayıpları riski artıyor olabilir. Nitekim Hindistan ve Filipinler'deki çağrı merkezleri
ve iş süreçlerinde yapay zekâ kullanımının istihdamı azaltan etkileri olduğu
ortaya çıktı. (5)
Dahası, eğitim ve sağlık sistemleri (sermaye lehine
kasıtlı olarak), kamusal finansmandan mahrum bırakılarak, bu sistemler çöküşün
eşiğine getirildi. Yapay zekâ ile birlikte artık “resmi olarak gereksiz olan
kişilerin” istihdamını da azaltan etki daha da belirginleşiyor.
İşlerin yüzde 18-yüzde 33’ü tehlikede
Nitekim, daha önce de sözü edilen IMF çalışmasına
göre, yapay zekâ gelişkin ekonomilerdeki işlerin yüzde 33'ünü, gelişmekte olan
ekonomilerde yüzde 24'ünü ve düşük gelirli ülkelerde yüzde 18'ini tehlikeye
atıyor olabilir. (6)
Gelişmekte olan piyasa ekonomilerinin ve düşük gelirli
ülkelerin çoğu, gelişkin ekonomilere göre yüksek vasıflı işlerin daha küçük
paylarına sahip, bu nedenle de muhtemelen daha az etkilenecek ve yapay zekadan
daha az acil kesintilerle karşılaşacaktır. Diğer taraftan, bu ülkelerin birçoğu
yapay zekanın potansiyel faydalarından yararlanmak için gerekli olan altyapıdan
veya kalifiye işgücünden yoksun olduklarından, ülkeler arasındaki eşitsizlik
daha da artacaktır. (7)
Bazıları yok olurken yenileri doğabilir
Diğer taraftan ünlü finans, maliye politikası ve
kalkınma uzmanı C. P. Chandrasekhar yapay zekanın istihdam üzerindeki
etkilerine daha temkinli yaklaşıyor.
Ona göre, yapay zekâ bazı işleri ortadan kaldırırken, yeni
istihdam fırsatları da yaratabilir. Bu bağlamda, “işsiz bırakılan işgücünün bu
şekilde ikamesinin, insan hatası olasılığını azaltıp azaltmayacağı, yoksa
halüsinasyon gören botlar veya yazılım robotları tarafından yanlış yönlendirilmelere
mi neden olacağı” gibi sorular asıl sorulması gereken sorulardır. Kaldı ki
teoride, genel amaçlı bir teknoloji olan yapay zekânın, örneğin sağlık ve
eğitim hizmetlerinin sunumuna olan etkileriyle, üretkenlik artışı, istihdam
genişlemesi ve insan refahının iyileştirilmesi ile birlikte, insan
faaliyetlerinin neredeyse her alanında devrim niteliğinde bir dönüşüm sağlayacağına
inanılsa da pratikte bunların hiçbiri henüz deneyimlerle doğrulanmadı. (8)
Yapay zekâ emek biçimini ve çalışma koşullarını yeniden şekillendiriyor: "Görünmez Emek”
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Uluslararası
Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından düzenlenen bir seminerde, dünyanın
dört bir yanından gelen uzmanlar, yapay zekanın iş dünyasını nasıl etkilediğine
dair bir dizi endişelerini paylaştılar.
Yapay zekanın çalışmasını sağlayan “görünmez” emek,
birçok kişinin artık olağan kabul ettiği chatbot yanıtlarının, sosyal medya
algoritmalarının ve diğer otomatik sistemlerin arkasında yer alıyor. Bu emek
kabaca iki ana grupta toplanıyor: Zararlı içeriği inceleyerek platformları daha
güvenli hale getiren içerik moderatörleri ve makinelerin öğrenebilmesi için
gerçekliği yapılandıran veri etiketleyicileri ve açıklayıcıları. Bunların
çalışma koşullarının ortak özelliği ise; “aşırı baskı, sürekli izleme, düşük
ücretler ve ruh sağlığının bozulması” gibi insan sağlığına zararlı etkenler.
Büyük teknoloji şirketleri, içerik denetimi ve veri
açıklamaları için genellikle Küresel Güney ülkelerindeki işçileri istihdam
ediyor.
Örneğin sadece Hindistan'da on binlerce kişi bu tür
işlerle uğraşıyor. Birçok kırsal bölge sakini (özellikle de kadınlar için),
sadece internet bağlantısı gerektiren evden çalışma imkânı sunan iş ilanları,
gelir ve bağımsızlık için nadir bir fırsat gibi görünüyor. Ancak bu kadınlar işe
alındıklarında, genellikle hangi materyalleri inceleyeceklerini bilmiyorlar.
Birçoğu, işlerini aile üyeleriyle bile tartışmalarını yasaklayan gizlilik
anlaşmaları imzalamak zorunda kalıyor. Son zamanlarda yayınlanan bir medya
raporuna göre, Hindistan'ın bir köyünden bir kadın, cinsel şiddet, trafik
kazaları ve insanların ölümünü gösteren sahneler dahil olmak üzere günde
yüzlerce video izlediğini söylüyor. Başka bir genç kadın ise, kendisinden çocuklara
yönelik cinsel şiddet içeren içerikleri incelemesi ve pornografik materyalleri
sınıflandırması istendiğini söyledi. (9)
Algoritmalarla gelen ölümcül kazalar
Avrupa’daki işçi sendikalarının izlemelerine göre, kuryelerin
"algoritmalar tarafından belirlenen imkânsız teslimat hedeflerini
kovalamaları" nedeniyle ölümcül trafik kazaları meydana geliyor.
Platformlar, işçilere güvenlik kurallarını ihlal
etmeleri konusunda açıkça talimat vermese de, cezalar, hıza dayalı primler ve
öncelikli sipariş tahsisi gibi teşvik sistemleri, işçilerin gelirlerini korumak
için tehlikeli kararlar almak zorunda hissettikleri koşullar yaratıyor. (10)
Gelir dağılımı eşitsizliği daha da artacak
Yapay zekanın hızlı yükselişi, üretim sistemlerini
yeniden şekillendiriyor ve beraberinde de işlerin geleceği hakkındaki
endişeleri artırıyor. Öyle ki yapay zekâ
insan emeğini destekleyecek mi yoksa gereksiz bir hale mi getirecektir? Bu
dönüşümden kimler yararlanacak: işçiler mi, sermayedarlar mı? İşçiler arasında olacaksa,
hangi işçiler nispeten daha iyi durumda olacak: daha vasıflı olanlar mı, yoksa
daha az vasıflı olanlar mı?
Bu sorularla ilgili olarak yapılan bir araştırma (21
Avrupa ülkesindeki 238 bölgeden elde edilen veriler kullanılarak), yapay zekâ
ile ilgili yeniliklerin işgücü ve sermaye arasındaki gelir dağılımını ve farklı
beceri sınıflarındaki işgücü arasında gelir dağılımını nasıl etkilediği inceledi.
Elde edilen bulgular (11); yapay zekâ patentlerinin
daha yoğun olduğu bölgelerde (özellikle güçlü bir sanayi tabanına sahip
bölgelerde), emeğin gelirden aldığı payda düşüş yaşanıyor. (Öyle ki yapay zekâ
patent yoğunluğunun iki katına çıkması, emeğin payında 0,5 ila 1,6 puanlık bir
azalma ile ilişkili: yapay zekâ yoğunluğunun daha yüksek olduğu bölgelerde,
emeğin gelirden aldığı pay zaman içinde azalma eğilimi gösteriyor).
İşçi ücretleri dibe doğru yarışa girebilir
Yapay zekanın sadece emek ve sermaye arasında değil,
aynı zamanda işgücü içinde de işgücü piyasasını yeniden şekillendirdiğini, beceri/vasıf
grupları arasında getirileri yeniden dağıttığı görülüyor: orta ve yüksek
vasıflı işçilerin gelir paylarında en güçlü düşüşler yaşanırken, düşük vasıflı
işçilerin işgücü payındaki düşüşün daha az olduğu ortaya çıkıyor.
Yani yapay zekâ sadece üretkenliği artırmakla
kalmıyor, aynı zamanda inovasyondan elde edilen kazançları yeniden bölüştürerek
sermayeye düşen gelir payını daha da artırıyor.
Bu durum, yapay zekanın, sermaye yanlısı bir yenilik
olduğunu gösteriyor. Yani yapay zekanın asıl olarak, sermaye yanlısı bir
inovasyon olarak işlev gördüğü ve teknolojik ilerlemeden elde edilen getirileri
giderek sermayeye aktardığı ortaya çıkıyor.
Bu noktada C. P. Chandrasekhar, kapitalizm altında
inovasyon ve teknolojik değişimin, kâr peşinde olan sermayenin ihtiyaçları
tarafından şekillendiğini ileri sürüyor ama aynı zamanda bunun, kapitalizm
altında teknolojik değişimin tamamen kötü olduğu anlamına gelmediğini söylüyor.
Ona göre:
“Hem kapitalizm altında hem de ötesinde, bu
teknolojiler daha insan odaklı bir sürdürülebilir kalkınma gündeminin
ihtiyaçlarına hizmet edecek şekilde şekillendirilebilir ve kullanılabilir”.
(12)
Yapay zekâ toplumsal cinsiyet
eşitsizliğini artırabilir
Üretken yapay zekâ (Gen AI), üretkenliği artırma,
istihdam yaratmayı destekleme ve iş kalitesini iyileştirme potansiyeli ile iş
dünyasını yeniden şekillendiriyor.
Ancak etkileri cinsiyet açısından tarafsız olmaktan çok
uzak. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) “Gen AI, iş dünyasında mesleki
ayrımcılık ve cinsiyet eşitliği" başlıklı araştırma raporuna göre, (13), üretken
yapay zeka, kadınların işlerini erkeklerin işlerinden daha fazla olumsuz
anlamda etkileyecek. Dahası kadınların ağırlıkta olduğu mesleklerin bu
teknolojiye maruz kalma olasılığı neredeyse iki kat daha fazla. Çünkü otomasyona
en açık mesleklerde kadınların oranı aşırı derecede yüksek; yapay zekâ ile
ilgili mesleklerde ve bilim, teknoloji, mühendislik ve matematikle ilgili mesleklerde
kadınların oranı hala düşük ve yapay zekâ sistemleri genellikle toplumlarda
yerleşik olan cinsiyet önyargılarını yansıtıyor ve yeniden üretiyor”.
Özetle, teknolojiler mevcut sosyal ve ekonomik yapılar
içinde tasarlanır, eğitilir, kullanılır ve bu nedenle önyargıları ve
ayrımcılığı yeniden üretebilir. Yapay zekanın geliştirilmesi ve benimsenmesinde
kadınların yetersiz temsil edilmesi, cinsiyet önyargılı teknolojilerin riskini
artırıyor. Önyargılı veya eksik verilerle eğitilmiş yapay zekâ sistemlerinin;
işe alımlarda, ücretlerle ilgili kararların alınmasında, kredi puanlamasında ve
hizmetlere erişimde, kadınları dezavantajlı konuma düşürdüğü görülüyor. Bu tür
riskler, ırk, etnik köken, engellilik veya göçmenlik statüsü gibi çoklu ve
kesişen ayrımcılık biçimleriyle karşı karşıya olan kadınlar için daha da artıyor.
Kısaca (koruma önlemleri alınmazsa), üretken yapay zekâ bu eşitsizlikleri büyük
ölçüde artırabilir.
Devam edecek…
Dip notlar:
(1) https://www.brookings.edu/articles/new-data-show-no-ai-jobs-apocalypse-for-now
(1 Ekim 2025).
(2) Agm.
(3) “AI
could replace equivalent of 300 million jobs – report”, https://www.bbc.com/news/technology
(28 Mart 2023).
(4) https://www.forbes.com/sites/jackkelly/2023/03/31/goldman-sachs-predicts-300-million-jobs-will-be-lost-or-degraded-by-artificial-intelligence
(31 Mart 2023).
(5) Agm.
(6) https://www.imf.org/en/Blogs/Articles/2024/06/25/mapping-the-worlds-readiness-for-artificial-intelligence-shows-prospects-diverge
(25 Haziran 2024).
(7) Agm.
(8) https://mronline.org/2026/03/06/is-human-well-being-comparable-with-an-ai-frenzy-driven-by-a-massive-speculative-pursuit-of-profit
(6 Mart 2026).
(9) https://news.un.org (3 Mart 2026).
(10)
Agm.
(11) https://www.nakedcapitalism.com/2026/03/ai-and-the-distribution-of-income-between-capital-and-labour.html
(3 Mart 2026).
(12) https://mronline.org/2026/03/06/is-human-well-being-comparable-with-an-ai-frenzy-driven-by-a-massive-speculative-pursuit-of-profit
(6 Mart 2026).
(13)
https://www.ilo.org/resource/news/new-ilo-data-confirm-women-face-higher-workplace-risks-generative-ai-men
(5 Mart 2026).