2026 ve sonrası: finansal kriz, emperyalist
savaş ve otokrasi (II)
Altın ve gümüşteki hızlı yükseliş (a)
Mustafa Durmuş
11 Şubat 2026
Uluslararası Para Fonu (IMF) yayımladığı son ‘Küresel
Finansal İstikrar Raporu’nda hükümetlere yönelik uyarılarını sürdürüyor. Rapora
göre, “finansal varlık fiyatları bir kez daha gerçek değerlerinin çok üzerine
çıktı. Finansal piyasalar sakin görünseler de küresel finansın temelleri hiç
güvenli değil”.
IMF: “Artık endişelenme zamanıdır!”
Buradan hareketle IMF, “artık endişelenme zamanıdır”
diyor. Artan devlet borçları, kırılgan banka dışı finansal aracılar ve “stablecoin”
gibi spekülatif varlıklar istikrarlı görünen ama gerçekte istikrarsız bir
sistemin parçasını oluşturuyor. Aynı zamanda, geleneksel bankalar ve “gölge
bankacılık” faaliyeti yürütenler tehlikeli bir şekilde iç içe geçmiş durumdalar.
Bu yüzden de varlık değerlerinde ani bir düşüş veya faiz oranlarındaki artış,
bankalardaki bilanço kayıplarından yatırım fonlarındaki likidite krizlerine
kadar, zincirleme bir reaksiyonu kolayca tetikleyebilir. (1)
Kısaca IMF, bu gelişmelerin ekonomileri durgunluğa
sokacağı gibi, yeni bir finansal krizi de tetikleyebileceğini ileri sürüyor.
Altın fiyatında keskin yükseliş!
Ocak ayı sonunda altın fiyatının yaklaşık 5.500 dolara
yükselmesiyle tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşması (ardından 30 Ocak’ta
bu kez fiyatının yüzde 10’luk bir düşüş ile en büyük günlük düşüşlerinden
birine sahne olması), dikkatlerin bu değerli metale çevrilmesine neden oldu.
Son 10 yılda yüzde 300'ün üzerinde, son beş yılda
yüzde 150'nin üzerinde ve (belki de daha da önemlisi) ABD Başkanı Donald
Trump'ın “Kurtuluş Günü” gümrük vergileri açıklamasından bu yana yüzde 75'in
üzerinde artış gösteren altın piyasasındaki bu müthiş yükseliş (ve bir günde
yüzde 10’luk çakılma nasıl) açıklanabilir? Bunu açıklayabilmek için altının
ekonomi politiğini ve fiyatının yükselmesine neden olan faktörleri ortaya
koymak gerekiyor.
Altın fiyatı yüzde 100, gümüş fiyatı yüzde
182 arttı!
Öncelikle, bir tespitle başlayalım: Şu anda 4.900
doların üzerinde olan altın, son altı yılda üç katından fazla değer kazandı ve
geçen yıl neredeyse iki katına çıkarak enflasyona göre düzeltilmiş 1981
rekorunu geride bıraktı.
Sadece altın değil, bir diğer değerli metal olan gümüşün
fiyatı da Eylül 2020’de ons başına 12 dolardan, 31 Mart 2025’te 28 dolara ve 23
Ocak 2026’da 100 dolara fırladı. Bu, gümüşün aylık bazda dokuz kez üst üste
yükselme yolunda olduğunu ve kayıtlardaki en uzun “galibiyet serisi” olduğunu
gösteriyor. Gümüş de altının izlediği yolu izleyecek gibi görünüyor.
Finans piyasalarının verilerine göre; 2025 yılının başından bu yana altının fiyatı neredeyse iki katına ve ons başına 2.800 dolardan 5.000 doların üzerine çıktı. Bu, geçen yıl yaklaşık yüzde 80'lik bir artışa tekabül ediyor. Son on yıllardaki ılımlı büyümenin ardından son dönemdeki bu artış eşi benzeri görülmemiş bir durum (oysa 1971'den bu yana altının değeri yıllık ortalama yaklaşık yüzde 8 oranında arttı).
Bu arada, gümüşün fiyatı da keskin bir artış
göstererek 4 Şubat tarihinde ons başına yaklaşık 90 dolardan işlem gördü. Bu,
bir yıl önceki yaklaşık 32 dolardan yüzde 182'ye yakın bir artış anlamına
geliyor ve tarihsel olarak yavaş giden fiyat artışlarını çok geride bırakıyor. (2)
Bu gelişmeleri nasıl yorumlamak gerekiyor?
Geçmişteki fiyat artışlarından farklı
Altın ve gümüş fiyatlarındaki bu hızlı artışlar geçmişteki
artışlardan farklılık gösteriyor. Çünkü uzun vadeli eğilimlerinin üzerinde fiyatı
hızla yükselen varlıklar genellikle düşüşe geçerler. 1979 sonlarında zirveye
ulaşan altında da böyle olmuştu. Sonraki beş yıl içinde altının fiyatı
neredeyse üçte iki oranında düştü. Oysa 2025 yılı aralık ayı itibarıyla altın,
dolar bazında yüzde 60'ın üzerinde değer kazandı ve 46 yılın en iyi
performansını sergiledi. Enflasyona göre düzeltildiğinde, altın hiç bu kadar
pahalı olmamıştı: o halde ya başka bir balon şişiriliyor ya da bir paradigma
değişimi yaşanıyor. (3)
Benzer bir patika gümüş için geçerli: 4 Şubat 2026
tarihi itibarıyla kilo başına 3.061 dolar olan gümüşün değeri, bu yıl şimdiye
kadar yüzde 26,7 arttı. Geçen yılın başından bu yana yüzde 214,5 ve 2024'ün
başından bu yana yüzde 277,8 değer kazandı. Gümüş, 800,7 dolar olduğu 1 Ocak
2022'den bu yana yüzde 282,3 değer kazandı. 1 Ocak 2020'de kilosu 633,2 dolar
olan gümüşün fiyatı 4 Şubat’ta yüzde 383,5 arttı. 1 Ocak 2018'de bir kilogram
gümüşün fiyatı 596,1 dolar iken, fiyat yüzde 413,5 arttı. (4)
Analistler fiyat artışını; 2025'teki faiz indirimleri,
Trump'ın ikinci döneminin başında uygulanan gümrük vergileri, ABD'nin Venezuela
Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya yaptığı askeri operasyon ve İran ve Avrupa
ülkeleriyle artan gerilimler dahil olmak üzere, artan “jeopolitik gerilimler”
gibi bir dizi faktöre bağlıyor.
Bu gelişmelerin sonucunda doların zayıflamasıyla
birlikte güvenli liman varlıkları olarak altın ve gümüşe olan talep arttı.
Fed'in bağımsızlığı konusundaki endişeler de değerli bu metallerin fiyatlarının
yükselmesine katkıda bulundu zira Trump, Fed Başkanı Powell'ı defalarca
eleştirdi ve Adalet Bakanlığı, Powell'ın Fed'in yenilenmesi konusunda Kongre'ye
yalan söyleyip söylemediğini araştırmak için bir soruşturma başlattı. (5)
Gümüş fiyatı neden hızla arttı?
Arz ve talep arasındaki etkileşim, piyasa
spekülasyonları ve makroekonomik faktörler gümüş fiyatını etkiliyor.
Elektronik, güneş panelleri ve tıbbi uygulamalarda gümüşün rolü genişlemeye
devam ettiği için endüstriyel talep önemli bir etken oluşturuyor.
Yatırımcılar da (özellikle ekonomik belirsizlik dönemlerinde),
gümüşün enflasyon ve kur dalgalanmalarına karşı bir koruma aracı olarak (güvenli
liman arayışı) görülmesi nedeniyle gümüş fiyatını etkiliyor. Bu yatırım talebi,
jeopolitik gerilimler, para politikası değişiklikleri (faiz indirimi gibi) ve
piyasa duyarlılığına bağlı olarak sıklıkla dalgalanıyor. Yani küresel rezerv
para birimi olarak doların değerinin keskin bir düşüş yaşayacağı ve önemli
ölçüde cazibesini yitireceği beklentisi gümüşe yönelimi artırabiliyor.
Son olarak, arz tarafında; jeopolitik sorunlar,
grevler veya düzenleyici değişiklikler de fiyatları etkileyebiliyor. Gümüş
madenciliği genellikle diğer metallerin çıkarılmasıyla bağlantılı olduğundan,
madencilik faaliyetlerindeki aksaklıklar arzda önemli dalgalanmalara neden
olabiliyor.
Altın fiyatındaki keskin artışın
nedenleri?
Altın fiyatlarında küresel çaptaki bu yükselişin
nedenleri şöyle özetlenebilir:
Öncelikle,
altının kapitalist ekonomi içindeki önemli bir rolü var. Şöyle ki kapitalist
ekonomiler parasal ekonomilerdir.
Kapitalistler, kâr elde etmek amacıyla piyasada satılmak üzere mal ve
hizmet üretmek için işçi çalıştırırlar.
Ancak üretilen bu mal ve hizmetler “takas” yoluyla birbirleriyle
değiştirilmez. Bunun yerine, tarihsel
olarak, farklı metalar evrensel olarak para olarak (yani bir değişim aracı,
işlemlerde bir hesap birimi ve bir değer deposu olarak) kabul edilmek üzere
seçildiler.
Bir başka anlatımla, altın gibi evrensel bir meta
sonunda para metası haline geldi. İdeal
bir metaydı çünkü bozulabilir değildi. Aksine değişim için sikkeye ya da istifleme
için külçeye dönüştürülebilirdi ve her yerde kabul görüyordu. Aslında altın,
kapitalist üretim sistemi büyük ekonomilerde baskın hale gelmeden önce bile ana
para metasıydı ancak kapitalizmle birlikte kısa süre içinde kapitalizmin para
ve değişim sistemine egemen oldu ve güvenilir bir değer ölçüsü haline geldi. Kapitalizm
geliştikçe ulusal para birimleri (dolar gibi) sabit bir fiyattan altına
bağlandı (altın standardı).
Doların değer kaybetmesi
Altın hala ulus devletlerin rezervlerinde tutuluyordu
ama esas olarak ‘para’ değil, şirket hisseleri veya devlet tahvilleri gibi
finansal bir varlık haline geldi. Yani altın,
yatırımcıların sermaye kazancı elde etmek için alıp satabilecekleri spekülatif
'hayali sermaye' haline geldi ve paradan daha fazla para kazanmanın bir aracı
oldu. Ancak altın, kapitalistlerin ezberlerindeki tarihsel rolünü yani herkes
için kabul edilebilir evrensel meta ya da para olma özelliğini hiçbir zaman kaybetmedi. Dolayısıyla, dolar gibi itibari para
birimlerinin değerinin 'düşmüş' göründüğü dönemlerde, istifçiler altına geri
döndüler. Özetle, altın, küresel olarak egemen para birimi olan ABD doları
zayıflamaya başladığında, elde tutulması gereken finansal varlık haline geldi. (6)
Devam edecek…
Dip notlar:
(1) “The
IMF is now saying its time to worry”, https://www.taxresearch.org.uk/the-imf-is-now-saying-its-time-to-worry
(15 Ekim 2025).
(2) https://fortune.com/2026/02/04/olympic-gold-silver-bronze-medal-value-surges-precious-metals-2026-winter-games-milan-italy-ryan-lochte-sold-for-six-figures
(4 Şubat 2026).
(3) https://www.reuters.com/commentary/breakingviews/golds-bubble-behaviour-may-signal-paradigm-shift (5
Aralık 2025).
(4) https://strategicmetalsinvest.com/silver-prices
(4 Şubat 2026).
(5) https://www.forbes.com/sites/conormurray/2026/02/02/gold-and-silver-price-plummets-dont-worry-analysts-heres-why
(2 Şubat 2026)
(6) https://thenextrecession.wordpress.com/2025/10/09/gold-whats-behind-the-boom
(9 Ekim 2025).