ABD
ekonomisi finansal çöküşün eşiğinde
2026 ve sonrası: finansal kriz, emperyalist
savaş ve otokrasi (V)
Mustafa Durmuş
5 Mart 2026
Finansal krizlerin, finans sektörünün en kapsamlı
örneğine sahip olan ABD’de patlak vermesi tesadüf değil. Bu ülkenin ev
sahipliği yaptığı neo-liberalizm ve beraberinde hızlanan küreselleşme ve
finansallaşma da bu krizlerin başta Avrupa olmak üzere, neredeyse tüm
kapitalist dünyaya yayılmasıyla sonuçlanıyor.
‘2007-09 finansal krizi’ bunun en somut örneklerinden
biri. ABD’de patlayıp, sadece üç hafta içinde tüm dünyaya yayılıp, başta finans
ve imalat sektörü olmak üzere tüm ekonomik sektörleri vurmuş ve 1929 Büyük
Buhranı’nın ardından şu ana kadar görülmüş en derin ikinci krizi sıfatını
kazanmıştı.
Bu
yıl bir finansal çöküş yaşanır mı?
Ancak kapitalizmin krizleri sona ermiyor. Üstelik bu
krizler giderek çoklu krizlere dönüşmeye yani tüm toplumsal ve ekolojik yaşamı
etkilemeye başladı. Şimdi soru, “bu yıl ya da en geç 2027’nin başlarında yeni
bir finansal çöküşün yaşanıp yaşanmayacağı” sorusu.
Eğer tarih bir rehber ise aslında sorulması gereken soru,
“başka bir büyük finansal çöküşün olup olmayacağı değil, ne zaman olacağıdır”.
Kuşkusuz dünya nüfusunun çoğu için bu soru, “ABD’de başlayan böyle bir krizin
kendi ülkelerini ve daha da önemlisi başta işçi sınıfı olmak üzere tüm
halkların yaşamını ve geleceğini nasıl etkileyeceğidir”.
Balonların
sönümlenme hızı belirleyici olacak
Amerikalı iktisatçı Jack Rasmus’a göre, önümüzdeki
aylarda çok sayıda finansal piyasa balonunun ne kadar hızla sönümlenebileceği,
önümüzdeki 12-18 ay içinde bir “finansal çöküş” olup olmayacağını
belirleyecektir.
“Şubat 2026’da finansal piyasalarda olup bitenler, özellikle
de mevcut yapay zekâ yatırımlarındaki patlama, 1998-2000 yıllarında ‘dotcom
internet balonu’nun aşırı yatırımına benziyor ve 2003-07 yıllarını izleyen
konut patlaması ve balonunun unsurlarıyla örtüşüyor olsa da 2026-2027
yıllarında ortaya çıkacak olan finansal çöküşün diğerlerin farklı ve daha
endişe verici boyutları söz konusu”. (1)
Jeopolitik
ve iç gerilimler
Kuşkusuz 28 Şubat tarihinde gerçekleşen ABD-İsrail
ortaklı İran saldırısı gibi jeopolitik olaylar altın fiyatlarını, ABD’deki iç
siyasi gelişmeler (Trump’ın Kasım ayında yapılacak ABD seçimlerini baltalamak
için tehditler ve eylemlerde bulunması gibi) kripto fiyatlarını etkileyecektir.
Tüm bunlar, bu yıl yatırımcıların ve tüketicilerin güvenini olumsuz etkileyecek
ve zaten giderek kırılgan hale gelen hisse senedi (borsa), kripto para, ABD
doları ve metal finans piyasalarına olumsuz etkilerde bulunacaktır.
Borsalar rekor seviyelere ulaşırken, artan finansal
kırılganlık ABD ve Avrupa'da alarm zillerini çaldırıyor. IMF de son zamanlarda
bu endişeleri yineleyerek, yaklaşan bir kriz korkusunu körükledi.
Küresel
finans tehlikeli sularda yüzüyor
Kısaca, varlık fiyatları yükselirken ve devasa
miktarda spekülatif para riskli piyasalara akarken, küresel finans sistemi
yeniden tehlikeli bir bölgeye giriyor. Kaçınılmaz çöküşler veya fiyat düzeltmeleri
gerçekleştiğinde, bunun etkileri ABD ve Avrupa'nın çok ötesine yayılacak ve
zaten borç ve belirsizlikle boğuşan gelişmekte olan ekonomileri vuracaktır.
Uyarı işaretleri her yerde mevcut: finansal varlık
fiyatları, temel göstergelerle açıklanabilecek seviyenin çok ötesinde
yükselirken, banka dışı finansal aracılar artık 2008 finansal krizine giden
yıllarda ‘gölge bankalar’ın oynadığı role benzer bir rol oynuyor. Aynı zamanda,
stabilcoinlerin yükselişi, düzenlemeye tabi bankaları kripto para birimlerinin
opak dünyasına çekmiş durumda. Kanıtlanmış getirilerden çok, abartılı
reklamların etkisiyle büyük miktarda spekülatif sermaye yapay zeka hisselerine
akın ediyor. (2)
Finansal göstergeler
Peki, somut olarak hangi finansal göstergeler ABD
ekonomisinin, büyük olasılıkla bu yıl içinde ciddi bir finansal kriz yaşayabileceğini
gösteriyor?
Aslında finansal balonları, patladıkları ana kadar
gerçek zamanlı olarak tanımlamak oldukça zor. ABD ekonomisinin şu anda bir
balonun içinde olup olmadığını kesin olarak söyleyebilmek için, günümüzün yapay
zekâ yatırım patlamasının büyüklüğünü ve yoğunluğunu ve potansiyel balonun sona
erme zamanını anlamak gerekiyor.
Bu yazı dizisinde şu ana kadar yaptığımız analizler,
aslında ABD ekonomisinin bir finansal balonun içinde olduğunu ortaya koyuyor.
Aşırı
değerlenmiş finans piyasaları
İlk olarak,
ABD’de finansal piyasalar aşırı değerlenmiş durumda. Trump'ın göreve
gelmesinden bu yana geçen 14 ay boyunca, S&P 500 ve Nasdaq borsaları,
kripto para piyasası ve altın ve gümüş piyasaları gibi finansal varlık piyasası
balonları 2025 yılında rekor seviyelere ulaştı. Bu yılın Şubat ayı başında bu
piyasalar aniden daraldı, kısa bir süreliğine toparlandı ancak ardından tekrar
düşüşe geçti.
Örneğin aşağıdaki grafikten de görülebileceği gibi balonun
olup olmadığının bir göstergesi olarak kabul edilen ‘Fiyat-Kazanç (PE) Oranları’
gibi geleneksel değerleme ölçütleri aşırı seviyelere ulaşmış durumda.
Yüksek düzeyde gizli kaldıraç
Finansal balonu gösteren ikinci gösterge gizli
kaldıraçtır. Yatırımcılar ve spekülatörler sadece aşırı değerli hisse
senetlerine yatırım yapmaya devam etmekle kalmıyor, giderek artan sayıda yatırımcı
kişi ve kurum bunu borç para ile yapıyor.
Gölge bankacılık sisteminde artan kaldıraç etkisi
görülüyor ancak belki de daha büyük endişe kaynağı, kaldıraçlı borsa yatırım
fonları gibi finansal ürünlerdeki riskler. Daha da endişe verici olan ise,
sıfır gün opsiyonlarının (hisse senedi fiyat hareketlerine ilişkin tek günlük
bahisler) patlaması, daha fazla perakende yatırımcının, risklerini nasıl
yönetmeleri gerektiğini bilmedikleri kaldıraçlı işlemlerde bulunduklarını gösteriyor.
(3)
Bu gelişmeleri okuyabilenlerin ciddi biçimde
endişelenmeleri için haklı nedenler var. Çünkü özellikle de kripto para ve
yapay zekâ sektörleri yeterli öz sermayeye sahip değil, bu yüzden de yatırımcılar
(özellikle de dev teknoloji şirketleri) büyük çaplı borçla finansman (aşırı
kaldıraçlı) yapmak durumunda kalıyor. Çoğu spekülatif nitelikte olan yatırımlar,
Trump’ın ucuz para ve zayıf devlet düzenleme politikalarıyla da teşvik
ediliyor.
Diğer yandan, ciddi bir ekonomik durgunlukta ortaya çıkacak
iflaslar daha geniş çapta finansal piyasalarına ve bankacılık sistemine yayılır
ve kaldıraç etkisini destekleyen sermayeyi yok eder. 2007-09 finansal çöküşünde
olan da budur. (4)
İpotekli
konut kredisi krizinden ders çıkarılmadı
Bu konuda 2007-09 ipotekli konut kredisi (mortgage)
krizinden öğrenilecek çok şey var. Çünkü bu balon patlamadan birkaç yıl önce,
mortgage faizleri düşürüldü. Bu durum, konuta olan talebi artırdı ve konut
fiyatları yükseldi. Bankalarsa bunu fırsat bilip bu kredileri geri ödeme
kapasitesi olmayan müşterilerle giderek daha fazla verdiler. (Bu krediler,
aşırı değer biçilmiş mülklere karşı verildi).
Ardından doların değerini koruyabilmek için faiz
oranları yükseltilince, konut piyasasına olan talep zayıfladı. Menkul
kıymetleştirilmiş borç sahipleri pozisyonlarını kapatamadıklarını (bunları
satamadıklarını) fark ettiklerinde kredi piyasaları durma noktasına geldi. Sahip
oldukları varlıkların hangilerinin sağlam, hangilerinin zehirli olduğunu
anlamak imkânsızdı.
Kredi
kuruması
Sonuç olarak, finansal kurumlar kredi vermeyi
durdurdu, kurumsal borçlanma faiz oranları birden fırladı, yatırımlar neredeyse
durma noktasına geldi ve borsalar çakıldı: mortgage balonu patladı.
Tahribat konut piyasası ile sınırlı kalmadı: irili
ufaklı bankalar iflas etmeye başladı. Eylül 2008'de ABD'li dev Lehman
Brothers'ın iflası küresel krizin başlangıcını işaret ederken, Birleşik
Krallık’ta Northern Rock'ın likidite krizi olayların odağına oturdu.
Güvenlerini yitiren tasarruf sahipleri, banka şubelerinin önünde sıraya girerek
paralarını çekmek istedi ve bu, 19. yüzyıldan bu yana Birleşik Krallık'ta bir
bankaya yönelik ilk bankacılık krizi oldu. Ancak daha da kötüsü, bankalar
birbirlerine olan güvenlerini yitirdiler. (5)
Bu
krizin öncekilerden farklı yanları
Bu yıl şişirilmekte olan finansal balon ile tarihsel
öncülleri arasındaki temel farklardan biri, önceki finansal çöküşlerin tek bir
finansal piyasanın çöküşüyle sınırlı olmasıdır. Bugün ise üç finansal varlık
piyasası balonu (borsa, kripto para piyasası ve metal piyasası)aynı anda
dalgalı ve istikrarsız hale geldi. Bu balonlar zirveyi 2025 yılı sonunda
görürken, daha da kırılgan bir hale geldiler (zirveye ulaşmak 2-3 yıl sürüyor).
Altın ise jeopolitik gerilimlerin sürmesi yüzünden yükselişini sürdürmeye devam
etti.
Üç
balon bir arada
Varlık fiyat balonları genellikle şişirilirken
olduğundan çok daha hızlı bir şekilde patlar ve sönümlenir. ABD şu anda üçünün
de üçüncü yılında ve Şubat 2026'daki son daralmalar bir tehlike işareti olarak
görülmeli: varlık fiyatlarının kırılganlığı zirveye ulaşıyor (burada
"kırılganlık", büyük bir finansal çöküş eğiliminin göstergesidir). (6)
Bu daha önce hiç görülmemiş bir durum. Dolayısıyla da
bugün üçlü balonun patlamasının sonuçları potansiyel olarak her zamankinden
daha büyük olacaktır.
Doların
değer kaybı, artan bütçe açığı, borçlanma ihtiyacı ve yüksek düzeydeki faiz
ödemeleri
Bu gelişmelere bir de ABD dolarının bir süredir yüzde
20’nin üzerinde değer kaybetmesi ilave edildiğinde (2007-09 yıllarındaki
finansal kriz sırasında dolar yüzde 10 civarında bikir değer kaybetmişti), bu
gelişmelerin ABD ekonomisi ve küresel ekonomiler için ne gibi sonuçlar doğurabileceğini
hesaba katmak gerekiyor.
Ayrıca petrol ve gaz yüzde 30 değer kaybetti, petrol
ilk kez üst üste üç yıl zarar etti. ABD'deki konutların ortalama fiyatı sabit
kaldı; buğday fiyatı da yüzde 30 düştü. Keza ABD Hazinesi şu anda yıllık 1,8
trilyon dolarlık bütçe açığını finanse etmekte zorlanıyor. Ayrıca son kriz
sırasında 10 trilyon dolar olan toplam kamu borcu bugün 38 trilyon dolar
civarında. Faiz ödemeleri, 2020 yılında hükümet harcamalarının yüzde 6'sından
2025 yılında yüzde 14'e yükseldi ve bu da onu devlet harcamalarının en hızlı büyüyen
bileşeni haline getirdi. Sadece geçen yıl 1,2 trilyon dolar faiz ödendi. (Faiz
ödemeleri 2020'de 345 milyar dolar ve 2005'te 180 milyar dolardı). (7)
Rasmus bu durumu; “finansal piyasa balonları ve kronik
dolar devalüasyonu ABD reel ekonomisinin altında yanan odunlarsa, ABD
hanelerinin bugünkü istikrarsız ekonomik durumu, finansal balonların patlaması
ve ABD ekonomisini bir kez daha resesyona sürüklemesi halinde önümüzdeki 18 ay
içinde ekonomik bir yangını tetiklemeye hazır kuru odunlar” olarak tanımlıyor.
(8)
Bir başka anlatımla, bugün ABD’de finansal patlamayı
tetikleyen üç riskli sektör var: kripto, özel kredi ve yapay zekâ. Dahası 2008
krizini tetikleyen şeffaf olmayan finansal icatlar gibi, bu sektörler de aşırı
kaldıraçlı ve yetersiz düzenlemelere tabi.
Önceki yazılarımızda da vurgulandığı gibi kripto para
piyasası, periyodik çöküşlerinden birini yaşıyor ve bu kez çöküş çok daha büyük.
Örneğin Bitcoin yaklaşık 125.000 dolar ile zirveye ulaştı ama Şubat’ta 60.000 doların
altına kadar düştü. Toplam kripto piyasa değeri ise zirveden yaklaşık yüzde 40
düşüş gösterdi.
Özel
krediler
İkinci sorunlu sektör ise özel krediler. 3 trilyon
dolarlık özel kredi sektörü, riskli borçluların tamamen düzenlemesiz bir
sermaye piyasasından yararlanmasına olanak tanıyor. Başlıca oyuncular arasında;
Goldman Sachs, KKR, Apollo ve Blackstone gibi dev yatırımcılar bulunuyor ve
sektör, veri merkezi inşaatı için kredi sağlamada aktif rol oynuyor. Risklerin
artması ve beklenen getirilerin gerçekleşmemesi nedeniyle özel kredi
yatırımcılarının “toplu halde” nakit çıkışı yaptığını bildirildi. Büyük bir ekonomik
durgunlukta, bu kredilerin çoğu batık hale gelerek domino etkisi yaratacaktır.
(9)
Yani ABD ekonomisindeki artan kırılganlığın arkasında,
büyük çapta son 10 yıldır özel finans kurumlarının hızlı büyümesi yatıyor.
Finansal İstikrar Kurulu'na göre, perakende yatırımcılardan fon toplayan ve
agresif borçlanma yoluyla pozisyonlarını güçlendiren bu kuruluşlar, şu anda
dünya toplam finansal varlıklarının neredeyse yarısını oluşturuyor. Risk
iştahları, ticaret belirsizlikleri ve politika dalgalanmalarına rağmen varlık
fiyatlarının yükselmesine katkıda bulunuyor. Trump'ın zaten zayıf olan finansal
düzenlemeleri kaldırması ise bu tehdidi daha da artırıyor. (10)
Yapay
zekâ-özel kredi ilişkisi
Yapay zekâ balonunun patlaması, bu özel kredilerle
ilgili çünkü birçok özel kredi yapay zekânın geliştirilmesiyle bağlantılı.
Ancak diğer yapay riskleri daha da endişe verici.
Bunlardan biri ani çöküş riski. Yapay zekâ daha geniş
çaplı borsa patlamasının büyük bir kısmını tetikledi. Yapay zekâya yapılan
büyük yatırımların ne kadar bunun karşılığını vereceği veya ne tür bir sarsıntı
yaşanacağı henüz belli değil. Yatırımcılar olumsuz bir tavır sergilerse,
otomatik ticaret sistemleri de aynı yönde tepki verebilir ve durgunluğu daha da
büyütebilir. Özel kredi sağlayıcılarında son dönemde yaşanan satış dalgası,
sadece veri merkezi kredileriyle ilgili endişelerden değil, özel kredi
kredilerinin yaklaşık yüzde 20'sinin yapay zekâdan risk altında olan yazılım
şirketlerine verilmiş olmasından da kaynaklanıyor. (11)
Kısaca, bu üç finansal varlık piyasalarından herhangi
biri gruptan ayrılır ve hızla değer kaybına uğrarsa, ya da üçü birden çökerse, bulaşma
ve daha genel bir varlık fiyatı çöküşü kaçınılmaz hale gelecek, finansal bir
çöküşü tetiklenecek ve bu çöküş diğer sektörlere de sıçrayacaktır. Bunun reel ekonomiye
etkileri 2007-09'da yaşananlardan daha büyük olacaktır.
Keza eğer İran savaşı gibi jeopolitik gerilimler
sürerse, doların mevcut hâkimiyeti, belirsizliğin artması nedeniyle, sermayenin
güvenli limana (ABD) geri dönmesiyle sonuçlanabilir. Bu da azgelişmiş
ekonomilerde ulusal paranın sert değer kayıplarına neden olur ki bunun nihai sonucu
sistemik bankacılık krizidir.
Devam
edecek…
Dip notlar:
(1) https://jackrasmus.com/2026/02/19/how-close-is-the-next-financial-crisis
(19 Şubat 2026).
(2) https://www.project-syndicate.org/commentary/developing-countries-could-be-hit-hardest-by-future-financial-crisis-by-jayati-ghosh-2025-11
(4 Kasım 2025).
(3) https://www.project-syndicate.org/commentary/ai-bubble-market-signals-to-watch-by-dambisa-moyo-2025
(20
Ekim 2025).
(4) https://prospect.org/2026/02/10/trump-financial-collapse-federal-reserve
(10
Şubat 2026).
(5) Mustafa
Durmuş, Kapitalizmin Krizi- 2008
Krizinin Eleştirel Bir Çözümlemesi, Gazi Kitabevi, 2013, s. 129-155.
(6) https://jackrasmus.com/2026/02/19/how-close-is-the-next-financial-crisis
(19 Şubat 2026).
(7) https://grossmanite.medium.com/us-empire-on-the-precipice-jobs-market-enters-recessionary-territory-as-oil-price-sinks-and-100def36d9ed (18
Ocak 2026).
(8) https://jackrasmus.com/2026/02/19/how-close-is-the-next-financial-crisis
(19 Şubat 2026).
(9) https://prospect.org/2026/02/10/trump-financial-collapse-federal-reserve
(10 Şubat 2026).
(10) https://www.project-syndicate.org/commentary/developing-countries-could-be-hit-hardest-by-future-financial-crisis-by-jayati-ghosh-2025-11
(4 Kasım 2025).
(11)
https://prospect.org/2026/02/10/trump-financial-collapse-federal-reserve (10
Şubat 2026).
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder