Bitcoin balonu patlıyor mu?
2026 ve sonrası: finansal kriz, emperyalist
savaş ve otokrasi (III)
Mustafa Durmuş
15 Şubat 2026
5 Ocak’ta Bitcoin’in fiyatı yüzde 12’lik
bir düşüşle 63.000 dolara kadar geriledi. Bu seviye, Ekim 2025'teki 126.000
dolarlık tüm zamanların en yüksek seviyesinden bu yana en düşük seviye. Öyle ki Bitcoin, bu yıl dolar cinsinden
değerinin dörtte birinden fazlasını kaybetti. (1)
Düşüşün bir sonu yok!
İkinci en büyük kripto para birimi olan Ether'in
fiyatı da yüzde 13 düşüşle, 1.849 dolara geriledi ve bu yılki toplam düşüşü yüzde
37'ye ulaştı. ‘Tahmin Piyasası Platformu’ Kalshi'de işlem yapanlar geçen ay Bitcoin
fiyatının bu yıl ne kadar düşeceği konusunda bahisler yapmaya başlamıştı. Buna
göre, fiyatın 60.000 doların altına düşme olasılığı yaklaşık yüzde 85 düzeyinde.
(2)
Bir görüşe göre ise bu düşüşün bir sonu
yok, hatta Bitcoin’in değeri sıfıra kadar düşebilir. Çünkü yaşanmakta olan bu düşüş bir “fiyat düzeltmesi”
değil, bir “çakılma” ya da “çöküş” ve bunun sonunda kripto piyasasında
neredeyse hiçbir şey kalmayabilir. (3)
Borsayı düşürdü, fonları çökertti
Kripto para birimlerinin fiyatlarında
bir aydır süren bu düşüş, Bitcoin'e giderek daha fazla yatırım yapan
şirketlerin hisselerini çökertip, borsa genelindeki tedirginliği daha da artırırken,
bankaları da çok olumsuz etkiledi çünkü bankalar Bitcoin alımlarını finanse
etmek için borç para kullanıyor.
Ancak bazıları için bu zarar çok daha
yüksek. En popüler borsa yatırım fonları olan MSTX ve MSTU (günlük getiriyi iki
katına çıkaran bu fonlar), bu yıl yüzde 80'in üzerinde değer kaybetti. Bu da
onları şu anda işlem gören 4.700'den fazla ürün arasında, Amerikan ETF
piyasasının en kötü performans gösteren 10 fonu arasına soktu. Haziran ayında
kripto çılgınlığı sırasında piyasaya sürülen MSTP olarak bilinen üçüncü bir fon
da piyasaya çıktığından bu yana benzer bir düşüş yaşadı. Özetle bu fon Ekim
başından bu yana toplamda yaklaşık 1,5 milyar dolarlık varlık kaybetti. (4)
“Genius Yasası”
Donald Trump, ikinci kez iktidara
gelmeden önce kripto paralar ve piyasaların destekçilerini zengin edeceğini
vaat etmişti. İktidar olduktan sonra kripto ve özel sermaye gibi riskli
varlıkları 401(k) planlarına dahil etmek için baskı yapmayı sürdürdü. Dahası, 18
Temmuz 2025'te ‘ABD Stabilcoinleri İçin Ulusal İnovasyonu Yönlendirme ve Kurma
Yasası (Genius Yasası) adlı çok tartışmalı bir yasayı çıkardı.
Bu yasa, finansal sistem, ekonomi ve
toplum açısından büyük riskler içeren bir yasa. Çünkü bankacılık dışı
kuruluşlara, temel güvencelere sahip olmaksızın sigortasız stabilcoinleri halka
arz etme yetkisi veriyor. Ayrıca, bu yasa federal ve eyalet düzenleyicilerine,
bankacılık dışı stabilcoin ihraççılarının halka yüksek kaldıraçlı (borca
dayalı) kripto türevleri ve diğer spekülatif kripto yatırımları satmasına izin
verme konusunda geniş yetkiler veriyor. (5)
Kripto varlığa yatırım oligarşiyi, Trump’ı
ve Musk’ı daha da zenginleştirdi
Ancak bu durum finans oligarşisi, Trump
ailesi ve çevresindeki süper zenginler için bir sorun oluşturmuyor. Çünkü geçen
yıl Trump ailesi kripto para birimlerinden muazzam kazanç sağladı: aynı yıl
kurdukları kripto tabanlı işletmelerin değeri 2 milyar dolara ulaştı. (6)
Tesla’nın sahibi (190 milyar doların
üzerinde bir servete sahip olan) Elon Musk ise 2021 yılından bu yana Bitcoin’e
yatırım yapıyor. Nitekim Tesla aynı yıl yatırım politikasını güncelleyerek 1,5
milyar dolarlık Bitcoin satın aldı. Yani yatırımlarının bir kısmını kripto para
piyasasına yönlendirdi. Bunun sonucunda Bitcoinin değeri birden 5 bin dolar
daha arttı (yüzde 14 artış). Tesla hisseleri de bu işten ciddi kazanç sağladı
zira borsadaki değeri yüzde 3 arttı. Bu artışla birlikte başta Musk olmak üzere
büyük hissedarlar 11 milyar dolar daha kazandılar. (7)
Yasa finansal krizi tetikliyor
Böylelikle “Genius Yasası”, Amerikan
oligarşisine hizmet etmek için hazırlanmış bir yasa niteliğinde. Ancak bu yasa gelecekte
Bitcoin başta olmak üzere tüm kripto paralara yönelik panik satışların ve
kripto türevlerinin acil satışlarının finansal piyasalarda sistemik krizleri
tetikleme ve ekonomide yıkıcı yan etkiler yaratma olasılığını büyük ölçüde
artırıyor.
Ayrıca bu yasa büyük teknoloji
şirketleri ve diğer ticari işletmelerin kripto para çıkarmasına ve dağıtmasına
ve kripto tabanlı bankacılık faaliyetleri yürütmesine de olanak tanıyor.
Ticaret ve teknoloji devlerinin hali hazırda 300 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip bulunan kripto para piyasasında, bu riskli araçları ve diğer riskli kripto yatırımları sunmasına izin vermekle; gelecekteki kripto çöküşlerinin tüm ekonomiyi etkisi altına alma riskini büyük ölçüde artırıyor. (8)
“Piyasa düzeltmesi” değil, “çakılma!”
Son bir aylık düşüş ise “piyasa
düzeltmesi” olarak değil, bir “çakılma” ya da “çöküş” olarak
değerlendirilebilir.
Çakılmanın nedeni; Bitcoin’in aslında
gerçek anlamda hiçbir değeri olmayan bir sahte varlık olması. Öyle ki hala
hiçbir kullanım alanı bulamadı. Bu nedenle de değeri sıfıra kadar düşebilir.
Nitekim bir analize göre:
“Kripto, bir para birimi haline gelmedi.
Kriptoda çok fazla faaliyet var: dolar, sterlin, yen, avro ya da her neyse
onunla değerlenen büyük miktarlarda gerçek para bu piyasaya atılıyor. Ancak
bunların hiçbiri gerçekten değişim amaçlı kullanılmıyor. Bu, yutturmacaya
yatırım yapmakla ilgili. Dünyada yaratılan kripto para birimlerinin hiçbirinin
özü yok. Sözde stabilcoin olarak adlandırılanların bile değerleri ve adlarında
saklı olan gerçek değiş tokuş edilebilirliğe sahip olup olmadıkları belli değil.
Kripto tarafından yaratılan tek şey, değer değil volatilitedir ve bu da gücü
piyasadaki birkaç elde yoğunlaştırıyor”. (9)
Finansal krizin fragmanı
Dahası, Bitcoin’deki çöküş gelmekte olan
finansal krizin bir öncülü olarak da düşünülmelidir. Çünkü (bir sonraki yazıda
ele alacağımız gibi) yapay zekâ teknolojisi piyasasında da önemli sorunlar söz
konusu. Bu da bir çakılmayla sonuçlanabilir. Her ne kadar yapay zekâ,
Bitcoin’den farklı olarak, gerçek bir değere sahip olsa da yapay zekaya yatırım
yapan büyük teknoloji şirketlerinin hisseleri aşırı şişmiş durumda. Bunlar da sert
biçimde çakılabilirler.
Bitcoin çakılması ve yapay zekâ üreten
teknoloji şirketlerinin borsa değerlerinin olası çöküşü ise bankaları ve diğer
finansman şirketlerini zor durumda bırakabilir.
Bu durumda, kapitalizmin tarihinde
sıklıkla yaşandığı gibi, devletler bu bankaları kurtarma yoluna gidecektir.
Bunun son örneği, 2008 Finansal Krizi sırasında büyük çaptaki banka ve diğer
büyük şirket kurtarmalarıdır. Ancak başta ABD ve Çin olmak üzere dünyada
devletlerin bugün çok daha borçlu oldukları dikkate alındığında, bu yeni finansal
çöküş 2008’den çok daha tahripkâr olma kapasitesine sahip.
Kripto paralardaki hızlı yükseliş ve
keskin düşüşler nasıl açıklanabilir?
Kripto paraların değerindeki hızlı
yükseliş ve çakılmalara ilişkin en popüler açıklama, “yatırımcılarının spekülatif
kazanç elde etme isteği”.
Yani bu piyasalarda yürütülmekte olan “finansal
spekülasyon” sonucunda balonlar şişiriliyor ve bir süre sonra bu balonlar
sönüyor. 2008’de patlak veren ‘mortgage balonu’nda olduğu gibi, her balonun bir
şişme sınırı var ve bu sınır aşıldığında balon patlayarak sönümleniyor çünkü
sonsuza kadar balonların şişirilmesi mümkün değil.
Ya da menkul kıymet borsalarındakinde yaşandığı
gibi, şirket hisselerinin fiyatlarının, gerçek değerlerinden çok farklılaşarak
aşırı artmasına benzer biçimde, aslında sıfıra yakın değerleri olan kripto paraların
fiyatları spekülatif kazanç güdüsüyle bu şekilde arttığında, bir süre sonra gerçek
değere doğru çakılma başlıyor.
Spekülasyon kapitalizmde var olan bir olgu
Karl Marx, 19. yüzyılda finansal varlıkları, tahvilleri ve bunların alınıp satıldığı borsaları, “kurgusal sermaye” araçları olarak tanımlamıştı. Kuşkusuz onun yaşadığı yüzyılda Bitcoin gibi kripto paralar mevcut değildi. Ancak Marx’ın bu tür finansal araçları tanımlama biçiminden yola çıkarak Bitcoin’in bu yüzyılın kurgusal sermaye yaratan araçlardan biri olduğu söylenebilir.
“Marx kapitalistlerin nihai amacının paradan para
kazanmak olduğunu yazmıştı. Bu bağlamda kapitalizmin olmazsa olmazı bankaların
ve kredi mekanizmasının görevi parayı sermayeye dönüştürmektir. Böylece para
kâr yaratır. Birçok küçük yatırımcının bireysel tasarrufları bankalarda
toplanır. Borsa ve diğer finansal araçlar ise bu parayı normalde ekonomiye
döndürmenin ana kanallarıdır. Bu para hanelere, iş âlemine ya da devlete de
kanalize edilir...
Bu süreçte kurgusal sermaye yaratılır: getiri reel
üretimden değil, bir finansal alaşımdan türetilir. Asalak olsa da finansal
faaliyetin büyük bir kısmı en azından fiilen ekonomiyle bazı bağlantılara
sahiptir. Örneğin borsalar, şirketlerin gelecekteki kârları üzerindeki, devlet
tahvilleri ise gelecekteki vergi gelirleri üzerindeki alacak iddialarıdır.
Kripto paralarda ise böyle bir çıpa dahi yoktur: Bitcoin’in fiyatını yükselten
şey yatırımcıların fiyatın gelecekte daha da yükseleceğine dair beklentileridir.
Bu da bir balonun ana karakteristiğidir”. (10)
Manipülasyon yapmaya uygun bir araç
Britanyalı iki akademisyenin yapmış oldukları bir
çalışma, Bitcoin fiyatlarındaki süper hızlı artış (ve hızlı düşüşün) bu parayı
2013 yılından bu yana asıl yönlendiren olgunun finansal spekülasyon ve
manipülasyon olduğu gerçeğini ortaya koyuyor. (11) Öyle ki sadece 1,000
oyuncunun Bitcoin piyasasının yüzde 40’ını kontrol edebiliyor olması ve örneğin
Kasım 2017’de sadece bir oyuncunun bir seferde 25,000 Bitcoin’i (159 milyon dolar)
sisteme sokması yapılan manipülasyonun büyüklüğünü gösteriyor. (12)
Küresel likidite bolluğu spekülasyona zemin hazırlıyor
Bu girişimlerin ve beraberinde oluşan balonların
hazırlayıcısı ise küresel çaptaki likidite bolluğu. Başta Fed olmak üzere büyük
merkez bankaları 2008 krizi ve Covid-19 sonrasında uyguladıkları aşırı düşük
faiz ve büyük çaplı “miktarsal ve kredi kolaylaştırma politikaları” ile hem
finans seçkinlerini daha da zenginleştirdiler hem de böyle bir spekülasyon için
gerekli zemini hazırladılar.
Kısaca, Fed politikaları aracılığıyla borsaların,
tahvil ve kredi piyasalarının yanı sıra kripto para piyasası da spekülatif
kârlar elde etmenin alanı oldu. Yani Bitcoin’e olan talepteki inanılmaz artış
ve fiyatındaki hızlı yükselişler küresel finans piyasalarındaki tarihsel zirve
yapmış aşırı likiditenin kaçınılmaz bir sonucuydu. Blockchain teknolojisine
ilave olarak küresel likidite fazlası da Bitcoin’in spekülasyon amaçlı olarak
kullanılmasına yol açtı. (13)
Bu bağlamda, Trump’ın bir süredir Fed Başkanı’nı hedef
almasının ardında yatan faktör asıl olarak, Fed başkanının faiz indirimini,
dolayısıyla da kripto piyasasının büyük aktörlerinin taleplerini yerine
getirmemesidir.
Sonuç
olarak
Değerini, nereden geldiğini ya da nereye gittiğini bilemediğiniz
her para bir sorundur. Kripto paraların değeri ise büyük ölçüde kripto için
yeni alıcılar bulmaya bağlıdır. Bu bir saadet zinciridir ve her saadet zinciri
gibi bir gün parçalanmaya mahkumdur.
Ayrıca, bu yolda büyük miktarlarda elektrik enerjisi
kullanılıyor bu da fosil yakıt üretimini/tüketimini ve ekolojik tahribatı
artırırken, aynı zamanda kara para aklama dahil yasa dışı işlemleri de
kolaylaştırıyor, organize suç örgütlerinin faaliyetlerini (ödemeler açısından)
kolaylaştırıyor.
Son olarak, kripto piyasalarıyla kolay yoldan para
kazanma arzusu körüklendiğinden, bu ahlaki bir çöküntüye yol açtığı gibi,
emekçileri sömürü düzenine karşı örgütlü bir sınıf mücadelesinden uzak tutuyor.
Devam edecek…
Dip notlar:
(1) theguardian.com/technology/2026/feb/05/bitcoin-cryptocurrency-slump
(5 Şubat 2026).
(2) https://www.nakedcapitalism.com/2026/02/bitcoin-crypto-crash-captures-headlines-as-potentially-more-serious-tech-driven-debt-retreat-progresses.html
(6 Şubat 2026).
(3) https://www.taxresearch.org.uk/Blog/2026/02/07/will-trumps-crypto-bubble-crash
(7 Şubat 2026).
(4) https://www.taxresearch.org.uk/Blog/2026/02/06/will-trumps-bubble-burst-with-crypto
(6 Şubat 2026).
(5) https://www.ineteconomics.org/perspectives/blog/time-bomb-how-uninsured-stablecoins-and-crypto-derivatives-threaten-financial-and-economic-stability
(6 Ekim 2025).
(6) https://www.epi.org/publication/trump-is-pushing-to-include-risky-assets-like-crypto-and-private-equity-in-401ks-why-this-endangers-retirement-savers-and-the-economy
(2 Şubat 2026).
(7) https://www.bloombergquint.com/gadfly/elon-musk-s-tesla-buying-bitcoin-is-inevitable-and-disconcerting
(8 Şubat 2021).
(8) https://www.bloombergquint.com/gadfly/elon-musk-s-tesla-buying-bitcoin-is-inevitable-and-disconcerting
(8 Şubat 2021).
(9) https://www.taxresearch.org.uk/crypto-or-ai-which-bubble-bursts-first
(15
Ekim 2025)
(10)
“The Bitcoin bubble and cryptocurrency
craze”, https://plus.google.com/+MarxistDotCom (18 Ocak 2018).
(11)
“The Bitcoin bubble – how we know it will
burst”, https://theconversation.com/uk (6 Aralık 2017).
(12)
“The Bitcoin Whales: 1,000 People Who Own 40
Percent of the Market A few massive investors can rock it with a shrug”, https://www.bloomberg.com
(8 Aralık 2017).
(13)
“Bitcoins, Crypto-Currencies and Other
Financial Asset Bubbles (excerpt), https://jackrasmus.com (9 Aralık
2017).
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder