Yapay zekâ madenindeki kanaryalar (d)
2026 ve sonrası: finansal kriz,
emperyalist savaş ve otokrasi (IV)
Mustafa Durmuş
26 Şubat 2026
Yapay zekâ yatırımlarının neredeyse tamamı büyük
miktarda borçla finanse ediliyor. ABD'li teknoloji şirketleri, veri merkezi
inşaatlarını fonlamak için; şeffaf olmayan özel amaçlı kuruluşları, özel kredi
anlaşmalarını ve bilanço dışı yapıları kullanıyor.
“Borç borç üstüne”
Nakit zengini şirketler bile, hisse geri alımları için
likiditelerini korumak amacıyla yüksek maliyetli borçlanmayı tercih ediyor.
Wall Street Journal, bu kredilerin faiz oranlarının çoğunun standart kurumsal faiz
seviyelerinin çok üzerinde olduğunu bildiriyor. Bu durum, 2008 konut krizinde
görülen “kaldıraç üzerine kaldıraç” yapısına benziyor. Bu borçlar, yalnızca yapay
zekâ gelirleri hızla artarsa ödenebilecek borçlardır. Aksi olursa, olumsuz sonuçlar
teknoloji sektörünün ötesine geçerek bankalara, tahvil piyasalarına ve
emeklilik fonlarına da yansıyacaktır. (1)
Finansal balonu patlatan faktörler
Finansal balonlar nadiren kendiliğinden patlar. Burada
genellikle dış etkenler devreye girer. Nitekim 20. yüzyılın büyük bir
bölümünde, şişirilen finansal balonları söndüren şey de dışsal faktörlerdi. Bu faktörler
arasında; faiz oranlarını yükselterek veya para arzını sınırlayarak ekonomiyi
yavaşlatmak için harekete geçen ABD Merkez Bankası (Fed) veya güveni aniden
sarsan daha geniş çaplı bir ekonomik durgunluk öne çıkıyor.
Ancak günümüzün finans piyasaları çok daha büyük, daha
karmaşık ve faiz oranları gibi tek bir faktör ile daha gevşek bir şekilde
bağlantılı. Nitekim Fed’in faiz oranlarını son on yıldır, en yüksek seviyelerde
belirlemesine rağmen, mevcut yapay zekâ yatırımları tam gaz devam ediyor. Bu da
para politikasının tek başına bu balonu söndürmeye yetmeyeceğini ortaya koyuyor.
Yetersiz kârlılık ve çip arz-talep
uyumsuzluğu
Bunun yerine, bu döngü daha çok içsel faktörler
nedeniyle sona erecek gibi görünüyor. “Büyük yapay zekâ oyuncularından birinin,
beklentilerin altında kalan kârları gibi bir hayal kırıklığı”, büyümenin
garantili olduğu algısını sarsabilir. Bu da balonu patlatabilir.
Keza yapay zekanın temel ara malı olan “çip arzı ve
talebi arasındaki uyumsuzluk da fiyatların düşmesine” neden olabilir. Ya da
daha büyük yapay zekâ modellerinin eğitilmesindeki “ilerleme yavaşlamaya
başlarsa veya yeni yapay zekâ modelleri sadece mütevazı iyileştirmeler sunarsa”,
yatırımcıların beklentileri hızla değişebilir.
Yani bu balonun en olası sonu geleneksel bir dış şok
değil, temel ekonominin artık heyecanı karşılayamadığının farkına varılması ve
ilgili hisse senetlerinde keskin bir düşüş yaşanması olabilir.
“Madendeki kanaryalar”
Bir balonu pratikte söndüren en belirgin neden; çok
fazla borca karşılık çok az gelirin olması halidir. Google, Microsoft ve Meta
dahil olmak üzere yapay zekâ altyapısını kuran çoğu büyük teknoloji şirketi,
yatırımlarını kârlarıyla (öz sermaye) finanse edebildikleri için çok fazla borçlanmaya
gerek duymadılar. Ancak Oracle bu eğilimin önemli bir istisnasını oluşturuyor,
bu yüzden de Oracle “kömür madenindeki kanarya” olarak nitelendiriliyor.
Oracle'ın borç-özkaynak oranı yüzde 500 civarında.
Chat-GPT'nin sahibi OpenAI'nin değeri 500 milyar dolar olarak tahmin ediliyor
ancak 2025’in ilk yarısında 4,3 milyar dolarlık gelire karşılık, 13,5 milyar
dolarlık net zarar bildirdi. Şirket, 10 yılın sonuna kadar kâr elde etmeyi
beklemiyor ve şu anda devletin kendini kurtarması için girişimlerini sürdürüyor.
Kasım ayı başında yapılan bu açıklamalar, NASDAQ'ı bir günde yüzde 1'den fazla
düşürdü ve bir hafta içinde Wall Street'in en değerli teknoloji şirketlerinin
değerinden 1 trilyon dolar sildi.
Bain & Co., Google, Microsoft ve Amazon gibi bulut
hizmeti sağlayıcılarının gerekli tüm altyapıyı karşılayabilmek içinse 2030
yılına kadar yıllık gelirlerini 2 trilyon dolar artırmaları gerekeceğini tahmin
ediliyor. Bu rakam, mevcut küresel yazılım abonelik pazarının beş katından
fazla. 2024 yılında Amazon, Alphabet, Apple, Meta, Microsoft ve Nvidia'nın
toplam geliri 2 trilyon doların altındaydı. (2)
Oracle: Düşecek ilk kanarya
Oracle kısa bir süre önce veri merkezi inşaatı için 18
milyar dolar borç aldı ve böylece şirketin toplam borcu 100 milyar doların
üzerine çıktı. Wall Street Journal, “Morgan Stanley’deki kredi analistlerine
göre, şirketin alacaklılara olan borçlarının yanı sıra, kiralamalardan
kaynaklanan borçlarını da içeren düzeltilmiş borcunun 2028 yılına kadar iki
katından fazla artarak, yaklaşık 300 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor”
diye bildiriyor. (3)
Diğer taraftan, Oracle'ın bu agresif genişlemeden çok
para kazanacağı da kesin değil. Her ne kadar şirket, en son gelir raporunda,
gelecekteki sözleşmeli gelirinin 455 milyar dolar olduğunu ve bunun önceki yıla
göre dört katından fazla bir artış olduğunu açıklamış olsa da The Information,
Oracle'ın son çeyrekte Nvidia GPU’larla çalışan veri merkezlerini kiralayarak
900 milyon dolarlık gelir ve 125 milyon dolar kâr ettiğini bildiriyor. Bu, yüzde
14'lük bir kâr marjına denk geliyor. Bu marj, normal bir işteki mütevazı bir
kâr marjı ve son derece değişken bir sektörde ise düşük. Keza bu marj, şirketin
daha köklü hizmetlerden elde ettiği yaklaşık yüzde 70'lik brüt kâr marjının çok
altında kalıyor. (4)
Zincir uzayabilir
Dahası bu sadece bir başlangıç olabilir. “OpenAI”,
önümüzdeki beş yıl içinde en az 1 trilyon dolarlık yatırım yapmayı planladığını
duyurdu. Bu ölçekte bir harcamanın kaçınılmaz olarak büyük ölçekli borçlanmayı
gerektireceği çok açık. (5)
Özetle, yapay zekâ pazarının ve buradan elde edilecek
kârın beklenenden daha küçük olduğuna dair herhangi bir işaret dahi finansal
piyasaları sert bir şekilde vurabilir. En derin etki kuşkusuz reel yatırımlar
üzerinde olacak ve bu durum, enflasyonun yüksek seyrettiği bir dönemde, inşaat
sektörünü yavaşlatarak, özel ekipman talebini azaltarak ve büyümeyi
yavaşlatarak, büyük bir ekonomik durgunluğa neden olacaktır.
Yani tıpkı şişirilen önceki finansal balonların (kısa
süreliğine kapitalizmin içine düştüğü durgunluktan çıkmaya yardımcı olurken),
son tahlilde derin bir finansal krize neden olması gibi, yapay zekâ teknolojisi
de böyle bir akıbetle sonuçlanabilir.
Döngüsellik
Yapay zeka ekosisteminin finansal yapısı alışılmadık
derecede döngüseldir. Nvidia, OpenAI ve Anthropic gibi yapay zeka
laboratuvarlarının talebine göre GPU satıyor. Bu laboratuvarlar, GPU'lara
erişimleri temelinde para topluyor. Hiper ölçeklendiriciler, bulut platformları
için talep yarattıkları için bu laboratuvarlara yatırım yapıyor. Risk
sermayesi, ilk büyük harcama kalemi de bilgi işlem olan girişimlere para akıtıyor.
Nvidia ise bu firmalara yatırım yaparak çiplerine yönelik gelecekteki talebi
garanti altına almaya çalışıyor. Bu sağlıklı bir endüstri zinciri değil: değerleme,
harcama ve heyecanın birbirini pekiştirdiği kapalı bir döngü. Sistem, para
artan oranlarda akmaya devam ettiği sürece işlev görüyor. (6)
Buradaki önemli nokta (aşağıdaki görsellerden de
görülebileceği üzere), mega finansman anlaşmalarının çoğunun döngüsel olması.
Örneğin, Nvidia, OpenAI'ye yatırım yapıyor ve OpenAI,
Nvidia'nın özel çiplerinden milyonlarca adet satın almayı planlıyor. OpenAI,
Nvidia'nın GPU'larını satın alan Oracle'dan bilgi işlem gücü satın alıyor.
Nvidia, CoreWeave'in yaklaşık yüzde 5'ine sahip ve CoreWeave'e yonga satıyor.
CoreWeave'in en büyük müşterisi, OpenAI'ye yatırım yapan, OpenAI ile gelirini
paylaşan, Nvidia’dan yonga satın alan ve AMD ile ortaklığı olan Microsoft.
Nvidia'nın rakibi AMD, OpenAI'yi müşteri olarak kazanmak için o kadar hevesli
ki, OpenAI'ye AMD'nin yüzde 10’unu hisse başına bir sent karşılığında satın
alması için varantlar çıkardı. OpenAI, CoreWeave'in müşterisi ve aynı zamanda
hissedarı. Nvidia, xAI’ye yatırım yaptı ve ona işlemci tedariki yapacak. Döngüsel
ilişki böyle devam ediyor: şirketler arasındaki anlaşmalar, genel gelir
paylaşımı ve çapraz sahipliği içeriyor. (7)
Döngüsel ilişki: balonu şişiren mekanizma
Finansal balonların ortak bir özelliği, şirketler
arasında döngüsel işlemlerin yapılmasıdır. Bu tür anlaşmalar, 1980'lerde
Japonya'daki hisse senedi balonunun oluşmasında önemli bir rol oynadı.
Önceki spekülatif döngülerde olduğu gibi, yapay zeka
döngüsü de “yaratıcı” finansman mekanizmalarının ortaya çıkmasıyla karakterize
ediliyor. 400 yıl önce, Hollanda'daki “Lale Çılgınlığı”, lale çiçeği soğanları
üzerine vadeli işlem sözleşmelerinin ortaya çıkmasına neden oldu. 2008 “küresel
finans krizi”, sentetik teminatlı borç yükümlülükleri ve kredi temerrüt
swapları gibi egzotik türev ürünler tarafından körüklendi. Bugün, benzer bir
dinamik, çip üreticileri (Nvidia, AMD), bulut sağlayıcıları (Microsoft, CoreWeave,
Oracle) ve OpenAI gibi LLM geliştiricilerini birbirine bağlayan döngüsel
finansman döngüsünde yaşanıyor. (8)
Hiçbir şey şeffaf değil!
Bu anlaşmalar için gereken paranın nereden geldiği ise
net değil. Bu opak döngüsel işlemlerin, ilgili halka açık ve halka açık olmayan
yapay zekâ şirketlerinin değerlemeleri için ne anlama geldiği de belli değil. Keza
tüm bunların, yonga üreticileri (Nvidia ve AMD) arasındaki donanım rekabeti ve
AI hizmetleri AI girişimleri (OpenAI, Anthropic, xAI ve Microsoft) arasındaki
rekabet için ne anlama geldiği de belli değil. (9)
Bu nedenle, milyarlarca dolar tutarındaki bu
astronomik döngüsel finansman anlaşmaları finansal istikrar açısından büyük
endişe kaynağı oluşturuyor. Bu anlaşmalar, 2000’deki ‘dotcom çöküşü’nde ve 2008
‘mortgage çöküşü’ öncesinde; satıcılar ve müşterilerin gerçek bir değer
yaratmadan birbirlerinin ‘dotcom’ hisse senedi değerlemelerini güçlendirdiği ve
‘mortgage’ üzerinden çıkartılan türev araçların fiyatlarının şişirildiği döngüsel
ve kurgusal finansman düzenlemelerini anımsatıyor.
Muhasebe hileleri
Ayrıca, dev teknoloji şirketleri finansal hilelere de başvuruyorlar.
Böylece yapay zekâ altyapısının gerçek maliyetini gizliyorlar:
Şöyle ki, yapay zekâ harcamalarını şirket
bilançolarından çıkartıyorlar. Veri merkezlerinin masraflarını kendileri ödemek
yerine, özel sermaye şirketleriyle iş birliği yaparak özel amaçlı araçlar (SPV)
olarak bilinen ortak girişimler kuruyorlar. Bu kuruluşlar tesisleri inşa edip,
çipleri satın alırken, harcamalar teknoloji şirketlerinin defterlerinde yer
almıyor. Bu yaz, Meta’nın bu tür SPV'ler aracılığıyla yapılandırılan yeni yapay
zekâ veri merkezleri için özel kredi şirketlerinden yaklaşık 29 milyar dolarlık
fon sağlamaya çalıştığı bildirildi. Keza Meta tek başına değil. Hızla büyüyen yapay
zekâ bulut şirketi CoreWeave de SPV'ler aracılığıyla genişlemesini finanse
etmek için özel kredilere yöneldi. Bu kuruluşlar, riski Silikon Vadisi
şirketlerinin bilançolarından, emeklilik fonları ve sigorta şirketleri dahil
olmak üzere özel sermaye sınırlı ortaklarının bilançolarına aktarıyor. Yapay
zekâ balonu patlarsa, bunun faturasını sadece teknoloji hissedarları değil, emekliler
ve sigorta poliçe sahipleri de ödeyecekler. (10)
Devam edecek…
Dip notlar:
(1) https://peoplesdemocracy.in/2025/1123_pd/ai-bubble-repeat-dotcom-mania
(23 Kasım 2025).
(2) https://grossmanite.medium.com/us-empire-on-the-precipice-jobs-market-enters-recessionary-territory-as-oil-price-sinks-and-100def36d9ed (18
Ocak 2026).
(3) https://www.datacenterdynamics.com/en/news/oracle-takes-on-18bn-in-debt-ahead-of-ai-data-center-build-out
(26 Eylül 2025).
(4) https://www.understandingai.org/p/six-reasons-to-think-theres-an-ai
(25 Kasım 2025).
(5) https://theconversation.com/is-the-ai-bubble-about-to-burst-what-to-watch-for-as-the-markets-wobble
(18
Kasım 2025).
(6) https://peoplesdemocracy.in/2025/1123_pd/ai-bubble-repeat-dotcom-mania
(23
Kasım 20259
(7) https://www.wsj.com/tech/ai/is-the-flurry-of-circular-ai-deals-a-win-winor-sign-of-a-bubble-8a2d70c5,
22 Ekim 2025’ten aktaran Servaas Storm, The U.S. Is Betting the Economy on
‘Scaling’ AI:Where Is the Intelligence When One Needs It? Working Paper No.
244 (1 Aralık 2025), s. 14-15.
(8) https://www.project-syndicate.org/onpoint/will-ai-bubble-burst-trigger-financial-crisis-by-william-h-janeway-2025-11
(7 Kasım 2025): Mustafa Durmuş, Kapitalizmin Krizi- 2008 Krizinin
Eleştirel Bir Çözümlemesi, Birinci Baskı, Tan Kitabevi Yayınları, 2009, s. 180-182.
(9) Servaas
Storm, agm., s. 14.
(10) https://www.understandingai.org/p/six-reasons-to-think-theres-an-ai
(25 Kasım 2025).
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder