Ağustos
Enflasyonu: Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Var!
Mustafa Durmuş
5 Eylül 2026
TÜİK, ENAG ve İTO
tarafından hesaplanan ağustos ayına ilişkin aylık ve yıllık enflasyon oranları
arasındaki farklılıklar sürüyor: TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 31,51 iken, bu
oran İTO’da yüzde 34,96’ya; ENAG’da ise yüzde 49,03’e çıkıyor. Bu açıdan Garp
cephesinde yeni bir şey yok.
Ancak ağustos ayı
enflasyonunda dikkat çeken önemli bir gelişme var:
Yıllık Bazda Mal Enflasyonu
Gerilerken, Çekirdek Enflasyon ve Hizmet Enflasyonu Artış Gösterdi
“Çekirdek enflasyon
(TÜFE)”, enflasyon hesaplanırken gıda ve enerji fiyatları gibi çok hızlı değişebilen
fiyatların dışarıda bırakılarak hesaplanan bir enflasyon. Böylece daha çok yapısal enflasyon
dinamiklerine odaklanan bir kavram.
BU bağlamda, Merkez
Bankasının para politikası açısından öncelikli olarak izlediği Çekirdek TÜFE (C
endeksi) aylık bazda yüzde 1,81 artış kaydetti: Yıllık bazda yüzde 29,91’den yüzde
30,07’e yükseldi (ama manşet enflasyonunun altındaki seyrini sürdürdü). Ancak
eğilimin artış yönünde olması önemli.
Buna paralel olarak, aylık
bazda mal ve hizmet enflasyonu sırasıyla; yüzde 1,02 ve yüzde 3,08 artış
gösterdi. Yıllık bazda ise mal enflasyonu yüzde 27,07’den yüzde 26,19’a
gerilerken, hizmet enflasyonu yüzde 39,70’den yüzde 40,28'e yükseldi. Yani
fiziki mallardan daha ziyade hizmetlerin fiyatlarındaki artış seyri önemli
olmaya başladı.
Yıllık Enflasyon
Şampiyonları: Gıda, Ulaştırma, Konut, Su, Elektrik, Yakıt
En yüksek ağırlığa sahip
üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 33,79
artış, ulaştırmada yüzde 35,08 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer
yakıtlarda yüzde 39,77 artış olarak gerçekleşti.
İlgili ana harcama gruplarının
yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,12 yüzde puan,
ulaştırmada 5,94 yüzde puan ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda
5,01 yüzde puan oldu.
Ağustos Ayı Enflasyonunun
Şampiyonları: Alkollü İçkiler, Eğitim, Ulaştırma
En yüksek ağırlığa sahip
üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 0,22
artış, ulaştırmada yüzde 4,82 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer
yakıtlarda yüzde 2,26 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık
değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 0,06, ulaştırmada 0,82
ve konutta 0,27 yüzde puan oldu.
Ücretlerdeki Erime Devam
Ediyor Yoksullaşma Artıyor
Ağustos ayı itibarıyla; ocak
ayında 28.075 TL olan asgari ücret 23.019 TL’ye; en düşük emekli aylığı 20.000
TL’den 16.398 TL’ye geriledi. Böylece ilk 8 ayda, asgari ücretlinin toplam
ücretinin 5,056 TL’si; emeklilerin ise 3.602 TL’si enflasyonla ceplerinden
alındı.
Gıda Fiyatları Tekrar
Artışa Geçebilir
Gıda fiyatlarındaki aylık
artış manşet enflasyonun, piyasa aktörlerinin beklentilerinin altında gelmesini
sağlasa da bazı ayrıntılar enflasyonun yukarı doğru gideceğine işaret ediyor.
Öncelikle, Eylül ayı
itibarıyla motorinden alınan ÖTV tutarı kademeli olarak artırılacak. Nitekim
dün itibarıyla motorine ciddi oranda bir zam yapıldı ve litre fiyatı 90 TL’yi
aştı.
Dolayısıyla ağustos
ayında gıda fiyatlarındaki artıştaki yavaşlamanın yol açtığı olumlu etki
Eylül’de azalacak ve mevsimsel etkilerle birlikte ileriki aylarda gıda
fiyatları giderek artacaktır. Yani Türkiye gıda enflasyonu açısından OECD
ülkeleri arasındaki şampiyonluğunu koruyacaktır.
İkinci olarak, ulaştırma, eğitim, sağlık gibi hizmetlerinin fiyatları katılığını koruyor. Bu gerçeği dikkate aldığımızda, yıllık enflasyonda büyük bir ihtimalle herhangi bir düşüş gerçekleşmeyecek ve enflasyon yüzde 30’un üzerinde asılı olarak kalmaya devam edecektir.
Faiz İndirimi olur mu?
Böyle bir durumda, normal
koşullar altında, Merkez Bankasının 10 Eylül PPK toplantısında politika faiz
oranını değiştirmesi beklenmemeli. Ayrıca Ukrayna-Rusya savaşı sürüyor ve Orta
Doğu’daki savaş yeniden alevlendi, jeopolitik gerilim artıyor. Bu da petrol ve
doğal gaz fiyatlarının tekrar yükselişe geçmesine neden olacaktır. Türkiye’nin
petrol ithalatını Rusya’dan ABD’ye kaydırması ise (artan ulaştırma maliyetleri
yüzünden), enflasyonu maliyetler yönünden artıracaktır.
Sonuç
İktidar Bloku enflasyon
açısından “aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık” konumuna sıkışmış
durumda: Faiz oranlarını düşürse enflasyonu daha da artıracak. Diğer yandan,
faiz oranını düşürmezse, mevcut ekonomik durgunluk, şirket iflasları ve toplu
işçi çıkarmalar artacak.
Bu da sadece emekçilerin
değil, aynı zamanda, esnaf ve küçük işletme sahiplerinin de iktidara karşı
tavır almalarıyla sonuçlanacaktır. Yani her iki durumda da iktidar taban
kaybetmeye devam edecektir. Uygulanan baskı politikaları bir noktadan sonra toplumsal
muhalefeti susturmaya yetmeyebilir.
Bir başka anlatımla, her iki
halde de kaybedenler; işçiler, emekçiler, emekliler, köylüler, gençler gibi
toplumun en korumasız kesimleri olacaktır. Bir de bunlara, durumları göreli
olarak daha iyi olsa da son yıllarda işleri bozulan esnaf ve küçük-orta
işletmeleri de (hatta bazı imalat sanayindeki büyük şirketleri) eklersek,
toplumsal muhalefetin potansiyel olarak daha da artması hayli muhtemeldir.
Ancak, bu tespitten
hareketle ülkenin bu iktidardan ekonomik sıkıntıların artmasıyla kendiliğinden kurtulacağı
düşünmemeli. Bunun için emek örgütlerinin başını çektiği, toplumun tüm
ezilenlerini kucaklayan birleşik bir toplumsal muhalefete ve bunu
yönlendirebilecek demokratik, sol, sosyalist bir siyasal önderliğe ihtiyaç var.
Bugünün acil konusu böyle
bir özneyi ve birleşik mücadeleyi inşa etmektir. Aksi taktirde, acı çeken,
kızgın kitleleri bugün muhalefette imiş gibi görünen, gerçekte ise büyük
sermaye kesiminin desteklediği ırkçı- faşist partiler ve hareketler ele geçirecektir.
Bu gerçekleştiğinde faşizmin kitle tabanı da konsolide edilmiş olacaktır. Tarih
bunun sayısız örnekleriyle doludur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder