TÜİK, “yüksek enflasyonla yaşamaya alışın”
diyor!
Mustafa Durmuş
3 Şubat 2026
Bu yılın ocak ve şubat aylarında aylık enflasyonun
yüksek çıkması bekleniyordu. Beklentilere uygun olarak ocak ayı için bu durum gerçekleşti:
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık %4,84 ve yıllık %30,65 arttı, 12 aylık
ortalamalara göre enflasyon ise %33,98 oldu.
Detay önemli
En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık
değişimleri ise sırasıyla; gıda ve alkolsüz içeceklerde %6,59 artış,
ulaştırmada %5,29 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %4,43
artış olarak gerçekleşti.
İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise
sırasıyla; gıda ve alkolsüz içeceklerde 1,61, ulaştırmada 0,88 ve konutta 0,51
yüzde puan oldu.
Böylece, en yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama
grubunun yıllık değişimleri (enflasyon); gıda ve alkolsüz içeceklerde %31,69
artış, ulaştırmada %29,39 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda
%45,36 artış olarak gerçekleşti.
Bu verileri nasıl yorumlamak gerekiyor?
Öncelikle, aşağıdaki grafikten de görülebileceği gibi
TÜİK verileri ile ENAG verileri arasındaki büyük fark devam ediyor.
Bu çerçevede TÜİK’e göre yıllık %30,86 olan manşet
enflasyon, İTO’ya göre %36,15 ve ENAG’a göre %53,42 oldu.
İkinci olarak, asgari ücretliye ve emeklilere yapılan sözde zamların geri kalanı da yüksek ocak ayı enflasyonu ile eridi (çünkü ücret ve maaşlar ocak sonunda ödeniyor). Böylece on milyonlarca emekçi aslında zam almamış oldu.
Üçüncü olarak, enflasyonun gıda ve alkolsüz
içeceklerde (%31,69) ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %45,36 olarak
manşet enflasyonun üzerinde çıkması (hane halkı bütçesi içinde en yüksek paya
sahip bu harcamaların diğerlerinden daha fazla artması nedeniyle), emekçiler,
emekliler ve yoksullar için hayatın daha pahalı hale geldiğini ve
yoksullaşmanın daha da artacağını gösteriyor.
Ekonomi yönetimi başarısız!
Son olarak, ülkedeki ekonomi yönetiminin öngördüğü
gibi bu yılın sonunda enflasyonun %16’ya gerilemesi imkânsız.
Zira bu, geri kalan 11 ayda aylık enflasyonun ortalama
%1,0 olmasını gerektiriyor ki hem içerideki hem de dışarıdaki koşulları dikkate
aldığımızda bu mümkün değil.
Özetle başarısız ekonomi yönetimi bizlere “yüksek
enflasyon, yüksek işsizlik ve derin yoksulluk altında yaşamayı öğrenin” diyor.