Minnesota Eyaleti toplumsal greve doğru ilerliyor
Mustafa Durmuş
23 Ocak 2026
(Fotoğraf: Lise öğrencileri, 14 Ocak 2026'da Minnesota eyaletinin başkenti St. Paul'daki Eyalet Meclis Binası önünde, federallerin yaptığı göçmen göz altılarının ve göçmenlere yönelik diğer yaptırımların sona erdirilmesi için bir ICE karşıtı protesto düzenledi).
23 Ocak'ta yapılması planlanan genel grev Minnesota'da neredeyse 100 yıldır yapılan ilk genel grev olabilir!
ABD’de Minneapolis Eyaletinde genel grev yaklaşıyor. 50'den fazla sendika, kâr amacı gütmeyen kuruluş ve diğer toplum örgütleri, eyalette tam bir "ekonomik karartma" çağrısı yapan ‘23 Ocak Eylem Günü' bildirisine imza attı. Afişlerde ve dövizler de “Çalışma yok. Okul yok. Alışveriş yok” sloganları yazılı.
İşçi sendikaları öncülük ediyor
Minnesota'nın en büyük sendikalarından bazıları (Minneapolis
Eğitimciler Federasyonu, SEIU 26 ve UNITE HERE Local 17 dahil olmak üzere), bu
harekete öncülük ediyor. Bu durum, bazılarının Eylem Günü'nü “genel grev”
olarak nitelendirmesine, diğerlerinin ise “ekonomik karartma” olarak
adlandırmasına neden oldu. O gün kapalı kalmayı taahhüt eden işletmelerin
listesi ise internette dolaşıyor ve her saat daha fazla işletme bu listeye
katılıyor.
Bu, Teamsters'ın eyalette aylarca süren iş bırakma
eylemi başlattığı 1934 yılından bu yana Minnesota'da gerçekleşecek ilk genel grev
olacak.
Çağrıya imza atan örgütlerden biri olan ‘Sosyalizm ve
Kurtuluş Partisi’ (PSL) organizatörü Simon Elliott, “Bu, hem Trump yönetimine
hem de topluluğumuzun göçmen üyelerine mesaj gönderebileceğimiz en açık ve en
güçlü yoldur” dedi. (1)
Toplumsal Grev: halkın rızasını geri çekmesidir!
Amerika Birleşik Devletleri'nde, seçimler kısıtlanıyor,
mahkemeler kuşatma altında ve muhalefet sokakta giderek daha fazla baskı ile
karşılaşıyor. Otoriter siyasetin sertleşmesiyle birlikte, buna karşı
yürütülmekte olan alışılmış direniş kanalları ise yetersiz kalıyor. Bu noktada,
iktidarın kimde olduğu, nasıl kullanıldığı ve nasıl geri alınabileceği gibi
meseleler artık soyut değil, somut, acil ve pratik meseleler haline geldi.
Bu gelişmeleri durdurabilmek için ortaya atılan bir
öneri Toplumsal Grev önerisi. Bu, iktidarları ve sosyal yapıları etkilemek için
toplumun iş birliğinin geri çekilmesi ve kitlesel aksaklıkların kullanıldığı
çok çeşitli faaliyetleri kapsayan geniş bir fikirden türetilmiş olan demokratik
fakat aynı zamanda radikal bir öneri. Toplumun, “iş birliğini geri çekerek ve
toplumsal işleyişi aksatarak güç uygulayan kitlesel eylemlerini” tanımlamak
için kullanılıyor.
Çalışmayı, alışveriş yapmayı veya okula gitmeyi
reddetme eylemleri; işçilerin iş bırakmasının yanı sıra, toplumun geniş ve çok
çeşitli kesimlerinin sayısız diğer iş birliği yapmama biçimlerini de içeren toplumsal
grevin tipik bir örneğini oluşturuyor. Geniş bir yelpazedeki göçmen, dini
yapılar ve farklı inanç grupları, işçiler, esnaf, küçük işletme sahipleri, topluluklar,
kiracılar ve diğer gruplar bu eyleme yoğun bir şekilde katılabiliyorlar. (2)
“En güçlüler bile yönetilenlerin iş
birliği olmadan yönetemezler”
Toplumsal grevler (örneğin genel grevler, siyasi
grevler ve kitlesel halk ayaklanmaları gibi bir arada yürütülen), tüm toplumun
iş birliğini ve rızasını geri çekmesini temsil ediyor. Amacı, sadece doğrudan patronları
değil, siyasi rejimi veya sosyal yapıyı da etkilemek.
Tüm çeşitliliklerine rağmen, toplumsal grevler
Gandhi'nin “en güçlüler bile, yönetilenlerin iş birliği olmadan yönetemezler”
şeklindeki sözüne dayanıyor. Çünkü güçlülerin gücü, nihayetinde, yönettikleri
kişilerin rızasına ve iş birliğine bağlıdır. Toplumsal grevler, insanların bu
rıza ve iş birliğini geri çekme gücünü kullanma yollarından sadece biridir.
Diğer mücadele araçları yetersiz kaldığında…
Toplumsal grevler, kurumsal eylem araçlarının etkisiz
kaldığı durumlarda işe yarar bir alternatif sunuyor. Nitekim tarihte demokratik
kurumların çok zayıfladığı veya ortadan kalktığı birçok ülkede, bu tür
yöntemler etkili bir şekilde kullanıldı.
Örnek olarak, Polonya, Filipinler, Brezilya, Porto
Riko ve son olarak Güney Kore'de tiranlık rejimlerini deviren eylemler
toplumsal grevler oldu. Genellikle "halkın gücü" ayaklanmaları olarak
adlandırılan bu büyük ölçekli şiddet içermeyen doğrudan eylemler, toplumu
yönetilemez hale getiriyor ve rejim değişikliğine zorluyor. Tüm bu örneklerde,
halkın seferberliği ve genel toplumsal kargaşanın tehdidi o kadar büyüktür ki,
otokratın destekçileri onu terk ediyor veya ona karşı çıkıyor ve istifaya zorluyor.
Özetle, dünya çapındaki tarihsel deneyimler, toplumsal
grevlerin halkın rızasını geri çekmesini ve iş birliği yapmayı reddetmesini
ortaya koymak için güçlü bir araç olduğunu gösteriyor. (3)
Neye ve kime karşı toplumsal grev?
7 Ocak'ta Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE)
memuru Jonathan Ross tarafından Renee Nicole Good'un öldürülmesi, sadece
eyalette değil, tüm ülkede bir protesto dalgası başlattı çünkü Amerikalılar
şehirlerindeki ICE operasyonlarından giderek daha fazla rahatsız oldular.
Good'un öldürülmesinden sadece bir hafta sonra, ICE
memurları bu kez Minneapolis'te bir Venezuelalıyı vurdu. Memurlar, vurulan
kişinin bir memura kürekle saldırmaya çalıştığını iddia etti.
Şu anda Minnesota'da yaklaşık 3.000 federal göçmenlik
ajanı olduğu bildiriliyor ve YouGov'un son anketine göre, Amerikalıların yüzde
46'sı ICE'nin lağvedilmesini istiyor. Bu, şimdiye kadar kaydedilen en yüksek
oran.
Komşu dayanışması
Son olarak, 19 Ocak'ta ICE memurları, St. Paul'da
yaşayan Hmong asıllı bir Amerikalının evine silahlarla girerek, onu sadece
bornoz ve iç çamaşırı giymiş halde sokağa çıkmaya zorladı.
Tutuklama görüntüleri internette yayıldı ve St. Paul Belediye
Başkanı, onu aile dostu olarak nitelendirerek, diğer yetkililerle birlikte bu
olayı kınadı. Sakinler, kendi topluluk örgütlenmeleri ve karşılıklı yardımlaşma
ile ICE'nin taktiklerine karşı koymak için harekete geçti.
Minneapolis sokaklarında arabayla dolaşan sakinler,
boyunlarına düdükler takarak birçok kavşakta durdular ve komşularını federal
göçmenlik yetkililerinin varlığı konusunda uyarmak için beklediler. Hafta sonu
sıcaklıklar eksi derecelere düşse de mahalle sakinleri yine de sokaklarda beklemeyi sürdürdü.
Tüm bu eylemler, Unidos MN gibi göçmen örgütleri ve
"Gerçek ve Özgürlük Günü" için baskı yapan dini liderlerden oluşan
bir kolektifin çağrısı olan Eylem Günü'nü, ICE'nin eyaletteki varlığına karşı
kitlesel bir harekete dönüştürdü.
Sonuç olarak
Dünya genelindeki deneyimler, seçimler gibi diğer
demokratik yolların yetersiz kaldığı ve işçi hareketinin zayıf olduğu,
sendikalaşma oranının yüzde 10’un dahi altında kaldığı, bu nedenle de genel
grev örgütlemenin çok zor olduğu hallerde, toplumsal grevlerin otoriter
yönetimlerle karşı karşıya kalan halklara, demokrasiyi inşa etmek ve otoriter
rejimleri devirmek için yeni bir yol sağlayabileceğini gösteriyor.
Dip notlar:
(1) https://truthout.org/articles/with-twin-cities-under-siege-by-ice-minnesota-moves-toward-a-general-strike
(21 Ocak 2026).
(2) https://znetwork.org/znetarticle/laying-the-groundwork-for-social-strikes
(17 October 2025).
(3) https://znetwork.org/znetarticle/social-strikes-confronting-ice-and-resisting-authoritarianism
(16 Ocak 2026).
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder