10 Kasım 2017 Cuma

KÜÇÜK BİR AZINLIK İÇİN CENNET, ÇOĞUNLUK İÇİN CEHENNEM

KÜÇÜK BİR AZINLIK İÇİN CENNET, ÇOĞUNLUK İÇİN CEHENNEM

Mustafa Durmuş

9 Kasım 2017

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun (ISIJ) “Paradise (Cennet) Belgeleri” olarak basına sızdırdığı belgeler içinde yaşamakta olduğumuz düzenin çürümüşlüğünün, ahlaksızlığının ve adaletsizliğinin boyutlarını gözler önüne seriyor.

Aksi taktirde dünyada yüzlerce milyon insan, kaynak olmadığı gerekçesiyle açlığa ve yoksulluğa mahkûm edilmişken, yüzlerce milyon insan işsizken, 1,5 milyardan fazla işçi “çalışan yoksul” olarak tarihe geçmişken, halklar kemer sıkmaya zorlanırken, dünyanın seçkinlerinin, sermaye şirketlerinin, dış ticaret şirketlerinin, bankalarının, yatırım fonlarının, politikacılarının servetlerini “vergi cennetleri” adı verilen bu her türlü düzenleme ve denetim dışındaki bölgelerde tutmaları nasıl açıklanabilir?

Öyle ki ABD’de Fortune 500 adı altında sıralanan en büyük 500 Amerikan kökenli şirketin yüzde 73’ünün (366 şirket) bu cennetlerde çok sayıda şube, ofis ya da başka isimlerle şirket kurarak (9,755 adet) vergi kaçırdıkları ortaya çıktı (bu ülkede yaklaşık 50 milyon insan yetersiz gelirleri yüzünden özel sağlık sigortasına sahip olamadıkları için sağlık hizmetinden yararlanamıyor). Bu şirketlerin arasında Apple, Citigroup ve Nike gibi ünlü firmalar var (1).

Bu işin suç ortakları ise PWC, Deloitte, EY, KMPG gibi dünyanın önde gelen denetim, auditing firmaları, bankalar, muhasebe ve danışmanlık firmaları ve Appleby gibi hukuk firmaları.

Yani her şey kitabına uydurulmuş ve dünyanın efendileri konumundaki bireyler ve sermaye şirketleri, önlemlerini alarak hem servetlerini gizliyorlar hem de servet biriktirmeye devam ediyorlar.

Açıklanamayacak servetler ve vergi kaçırmak

Kuşkusuz buralarda konuşlanmalarının iki temel nedeni var: Servetlerini gizlemek istemeleri (servetlerinin nasıl elde edildiğini açıklayamamaları) ve vergi ödemek istememeleri. Zira açıklanamayacak kadar büyük servetlerden söz ediyoruz.  Bunların bir kısmı ise politikacıların, yakınlarının ve bürokratların rüşvet, usulsüzlük gibi yollarla edinilmiş servetlerinden oluşuyor.

Rakamlar ne demek istediğimiz açıklar nitelikte. Araştırmalara göre bu cennetlerde gizlenen servetin tutarı 7,6 trilyon ABD doları ile 32 trilyon ABD doları arasında bir miktarı buluyor (2).

Yani neredeyse bir yılda dünyada üretilen toplam gelirin yüzde 45’i civarında ya da dünyadaki servet stokunun yüzde 13’ü civarında bir servet büyüklüğünden söz ediyoruz.

Bu bölgelerin dünyanın efendileri için yeryüzü cenneti olduğu çok açık. Diğer yandan dünyanın yoksul halkları, işçileri, emekçileri, çocukları için tam bir cehennem.

Çünkü buralarda konuşlananlar ödemeleri gereken vergiyi ödemiyorlar. Öyle ki bunlar, IMF’ye göre yılda 600 milyar dolar, Tax Justice’e göre 650 milyar dolar değerinde bir vergiyi kaçırıyorlar.

Kaçırılan bu vergiler halkın kamusal hizmetlerden mahrum edilmesi demek. Yani bu operasyonlar nedeniyle ortaya çıkan vergi kaybı yüzünden kamusal sağlık, eğitim vb. zorunlu hizmetlere kaynak ayrılamıyor, yoksulluk artıyor ve ülkeler gelir kaybına uğruyorlar. IMF’ye göre (2015) bu kayıp OECD ülkelerinin milli gelirlerinin yüzde 1’ine, azgelişmişlerinkinin yüzde 1,3’üne denk düşüyor.

Açlık, yoksulluk sürüyor

Éric Toussaint’a göre (3), açlık nedeniyle günümüzde onlarca milyon insan ölüyor. Her beş saniyede 10 yaşın altında 1 çocuk ölüyor, her gün 37,000 insan açlıktan ölüyor ve 7 milyarlık dünya nüfusunun 1 milyarı kalıcı kötü ya da dengesiz beslenme (malnutrition) ile deforme olmuş durumda. Bir FAO Raporu, küresel tarımın 12 milyar insana yetecek kadar gıda (kişi başına günde 2200 kalori) üretme kapasitesine sahip olduğunu söylüyor. Bu sayı mevcut nüfusumuzun neredeyse iki katı. Yani milenyumda açlık tehlikesi ya da her hangi bir nesnel yetersizlik söz konusu değil. “Eğer bir çocuk açlıktan ölüyorsa suikaste kurban gitmiş demektir”. Açlığın nedeni yeterince besinin olmaması değil, bu besinlere herkesin erişebilmesini sağlayan herkesin gelirinin olmaması.

Diğer yandan, yapılan bir diğer çalışmaya göre (4), dünyada eğitim, sağlık, temiz içme suyu ve sanitasyon gibi temel hizmetlerin yeterli bir biçimde sunularak yoksulların bu anlamda yaşam koşullarının iyileştirilmesi için yılda 80 milyar dolar olmak üzere 10 yıllık bir program altında toplamda 800 milyar dolar harcamak yeterli.

Yani neredeyse bu cennetlerde servetlerine servet katanların bir yılda kaçırdıkları vergi ile dünyanın çok önemli sorunları tamamen ortadan kaldırılamasa da önemli ölçüde hafifletilebiliyor.

Ancak dünya nüfusu içindeki payları yüzde 1’i zor bulurken, dünya nüfusunun yüzde 99’ununkine eşit bir servete sahip olan bu birkaç 10 milyon servet sahibi ve onların kontrolündeki uluslararası kapitalist düzen ve devletler buna izin vermiyorlar.

…………

(1) U.S. PIRG and ITEP, Offshore Shell Games 2017.
(2) Zucman,2013 ve Henry, Tax Justice Network, 2012.
(3) Jean Zieglerinterviewed by Éric Toussaint , Geopolitics of Hunger, http://brechtforum.org/economywatch/geopolitics-hunger, 16.02.2012.
(4) Damien Millet, Daniel Munevar & Éric Toussaint CADTM - Committee for the Abolition of Third World Debt, 2012.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder